Fen Eğitimi Aracılığıyla COVID-19 Pandemisini Anlamak


Ağlarcı Özdemir O.

VIIth INTERNATIONAL EURASIAN EDUCATIONAL RESEARCH CONGRESS, 10 - 13 Eylül 2020, ss.528-529

  • Sayfa Sayıları: ss.528-529

Özet

Problem Durumu Dünya tarihinde insanoğlu, 20. Yy başından bu zamana dek respiratuvar (solunum ilişkili) virüslerden kaynaklı beş pandemi ile karşılaşmıştır. Bunlar arasında yer alan ve sürmekte olan COVID-19 pandemisi diğerlerinden farklı olarak bir koronavirüs kaynaklıdır (Temel ve Ertin, 2020). Aralık 2019’da Çin’in Vuhan şehrinde pnömoni vakaları olarak bildirilen bu hastalık, başlarda bölgesel bir sağlık durumu olarak değerlendirilmiştir. Hızla artan vaka sayılarına ve ülkeler arasındaki yayılımına bağlı olarak, Dünya Sağlık Örgütü ([DSÖ] World Health Organisation), COVID-19 olarak isimlendirilen salgını 11 Mart’ta küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamıştır (Şirin ve Özkan, 2020; DSÖ, 2020). DSÖ’ya (2020) göre “Pandemi veya pandemik hastalıklar, dünya genelinde veya çok geniş bir bölgede gerçekleşen, uluslararası sınırları aşan ve çok sayıda insanı etkileyen yeni bir salgın hastalık” olarak tanımlanmaktadır. Bilim insanları, dünyadaki tüm ülkeleri sağlık, ekonomi, politika, eğitim gibi temel alanlarda etkileyen COVID-19 pandemisine karşı tedavi yöntemleri bulmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda, kesin bir tedavi veya aşı bulunana dek; sosyal izolasyona dayalı yöntemlerle hastalığın bulaşması ve yayılması önlenmeye çalışılmaktadır. Sağlık çalışanları başta olmak üzere farklı bilimsel disiplinlerden bilim insanları, hali hazırda karşılaşmakta olduğumuz bu durumdan etkilenmekte; alanlarına özgü olarak COVID-19 ile ilgili çalışmalar yapmakta ve salgınla her alanda mücadeleye katkı sağlamaktadır. Ayrıca, konuya dair yapılan çalışmalar, haberler ve tartışmalar; toplumda her kesimden ve her yaş grubundan bireyi de ciddi şekilde ilgilendirmektedir. Bu salgınla baş etmek noktasında, herkese görev ve sorumluluk düşmektedir ve kişilerin bilimsel olarak doğru bilgiye sahip olmasıyla böyle bir kriz durumuyla toplu olarak mücadele etmek mümkün olabilecektir. Pandemi süreci, eğitim anlayışını da doğrudan etkilemiştir. 50 sene önce uygulanması imkansız gelecek “online-uzaktan eğitim” sürecine hızlı bir şekilde adapte olmaya çalışılmıştır. Ülkemizde mart ayı itibariyle, eğitim sürecinde tüm sınıf seviyelerindeki öğrenciler, belki de hayatlarında ilk defa uzaktan eğitim ile tanışmış ve bu şekilde öğrenimlerine devam etmişlerdir. Uzaktan eğitimin verimliliği ve uygulama yöntemlerine ilişkin ilerleyen zamanlarda birçok çalışmanın yapılacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada ise, COVID-19 salgını, fen eğitimi özelinde ele alınarak, fen eğitiminin amaçları doğrultusunda değerlendirilecektir. Bilimsel okuryazarlığın sağlanması ve fen eğitiminin, COVID-19 pandemisini anlamak ve mücadele etmek noktasında öğrencilere ve geleceğin yurttaşlarına sağlayacağı önemli etkiler incelenecektir. Yöntem Bilimsel ve teknolojik gelişmelerle beraber, eğitim-öğretim anlayışı ve amaçları da değişmiştir. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de fen eğitiminin en büyük amaçlarından biri bilimsel okuryazar bireyler yetiştirmektir. Bilimsel okuryazarlık farklı kaynaklarda çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Farklı tanımların yanı sıra, bilimsel okuryazar bireylerin özellikleri de ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır (Holbrook & Rannikmae, 2009). Bunlar arasında National Research Council’e (NRC) göre (1996) bilimsel okuryazarlık; bilimsel kavramları bilen ve bilgileri bireysel, kültürel, toplumsal ve ekonomik alanlarda karar verme için kullanabilmek olarak tanımlanabilir. Fen eğitimi sayesinde öğrencilerin, gündelik yaşamlarında bilimsel bilgiyi kullanan, bilim-teknoloji-toplum ve çevre ilişkilerini kavrayan ve belki de en önemlisi geleceğin sosyo-bilimsel tartışmalara bilgili ve bilinçli olarak katılan bireyler olarak yetişmesi hedeflenmektedir. Araştırmada, bilimsel okuryazarlığın ve fen eğitiminin güncel pandemiyi anlama ve mücadele etme noktasında sahip olduğu önem, DeBoer (2000, s.592-593) çalışmasında açıkladığı fen eğitiminin amaçları doğrultusunda incelenecektir.

Bu doğrultuda araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Yin’e (2009) göre durum çalışması, güncel olan ve araştırmacı kontrolünün değişkenler üzerinde olmadığı durumlarda nasıl ve neden sorularını cevaplamak için kullanılan nitel bir araştırma yöntemidir. Durum çalışmasının en önemli özelliği, bir durumun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve araştırılmasıdır (Yıldırım ve Şimşek, 2013). Fen eğitiminin amaçlarının COVID-19 pandemisini anlamada ve mücadele etmedeki öneminin incelenmesi, araştırmada incelenen durumu oluşturmaktadır. Beklenen/Geçici Sonuçlar Fen eğitiminin en önemli amaçlarından biri gündelik hayatla ilişkili olan bilimsel konuların öğrenim-öğretimini sağlamaktır (DeBoer, 2000). Şu anda, dünyadaki tüm insanların hayatlarını en derinden etkileyen durumun COVID-19 pandemisi olduğu düşünülürse, bu konuya dair bilimsel açıdan doğru bilgileri edinmek bireysel ve toplumsal mücadelede büyük katkı sağlayacaktır. Virüs, pandemi, epidemi, mutasyon, aşı, ilaç çalışmaları gibi konu ve kavramların doğru olarak anlaşılması; kişilerin daha bilgili bir şekilde hareket etmesine yardımcı olacaktır. Bu konu ve kavramların öğrenilmesine ise fen dersleri zemin hazırlayacaktır. Bunun yanı sıra, özellikle ilk dönemlerde, medyada hastalığın hangi kaynaklardan ve ne şekilde bulaştığına dair çeşitli tartışmalar yer almaktaydı. Örneğin, evcil hayvanlardan veya sokak hayvanlarından insana bulaşıp bulaşmayacağına dair çeşitli sorular gündeme gelmişti. Bu endişeler doğrultusunda konuya dair çeşitli uzmanlar ve Türk Veteriner Hekimler Birliği tarafından açıklamalar yapılmıştır. Vatandaşların medyadaki kaynakları, bilimsel açıdan değerlendirebilmesi ve öğrendiği her bilgiye inanmaması; fen eğitiminin amaçları ile uyumlu olacaktır. Zira fen eğitiminin amaçlarından biri de “popüler medyada yer alan bilimle ilgili belge ve tartışmaları anlamayı sağlamaktır”. Çalışmanın ilerleyen kısımlarında fen eğitiminin amaçları daha ayrıntılı olarak açıklanacak ve güncel salgın durumunda topluma ne gibi etkilerinin olabileceği incelenecektir. Ayrıca fen eğitimi alanında çalışan öğretmenlere ve araştırmacılara konuya ilişkin çeşitli öneriler getirilecektir. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Pandemi, Fen Eğitimi, Bilimsel Okuryazarlık, Eğitim