Rızâyî-i Vânî (ö. XVII yy.?) Mecmû’ası ve Haylî (ö. 1040/1630-31)’nin Mavrav Hicviyyesi


Creative Commons License

Gedik N.

Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, cilt.24, sa.24, ss.195-219, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 24 Konu: 24
  • Basım Tarihi: 2020
  • Doi Numarası: 10.15247/dev.2797
  • Dergi Adı: Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.195-219

Özet

ÖZET

Şiir mecmuaları edebiyat tarihimizin ana kaynakları arasında yer almaktadır. Bu mecmualar; tezkirelerde adı geçmeyen, günümüze herhangi bir eseri ulaşamamış pek çok şairi ve bu şairlerin şiirlerini barındırdığı gibi çeşitli dönemlerde sevilip okunan şairlerin yeni şiirlerini de ihtiva edebilmektedir. Çalışmanın konusu XVII. yy. şairlerinden olup kaynaklarda hakkında herhangi bir bilgiye rastlayamadığımız Rızâyî-i Vânî’nin tertip ettiği mecmuadır. Çeşitli Türk ve Fars şairlerinin yanı sıra Rızâyî’nin kendi şiirlerini de barındıran Rızâyî-i Vânî Mecmû‘ası, hiciv edebiyatına katkı yapacak bir hicviyyeyi de içermektedir. Rızâyî, 1040/1630 Bağdat seferine katılan XVII yy. şairi Haylî’nin bu seferde nazmettiği hicviyyeyi büyük ihtimalle mahallinde mecmuasına aktarmış olmalıdır. Zira Rızâyî’nin de sefere katıldığına dair şiirlerinde emareler görülmektedir.

Klâsik Türk edebiyatının başlangıcından nihayetine kadar şairler tarafından kaleme alınmış olan hiciv mahiyetindeki manzumeler belirli dönemlerde daha çok revaç bulmuştur. Bu minvalde özellikle XVII. yy. hiciv edebiyatı için altın bir çağ olarak adlandırılabilir. Hicvin büyük üstâdı Nef’î (ö. 1044/1635) de bu yüzyılda yetişmiş, ayrıca farklı şairler tarafından umumiyetle şahıslara dair olmak üzere pek çok hicviyye yine bu zamanda kaleme alınmıştır. Çalışmanın konusu da bu bağlamda XVII. yy. şairlerinden olup kaynaklarda sipahi zümresinden olduğu belirtilen Haylî’nin manzumesidir. Manzume tespitlerimize göre Azmizâde Hâletî (ö. 1040/1631)’nin Hadd-i Mestân’ına nazire olarak kaleme alınmıştır. Şair, bazı kaynaklarda Dîvân sahibi olduğu belirtilmesine rağmen aynı yüzyılda aynı mahlası taşıyan Haylî-i Kırkkilisevî (ö. 1098/1686-87) ile de karıştırılabilmektedir. Çalışmada Rızâyî-i Vânî Mecmû‘ası hakkında bilgi verilecek ve XVII. yy.’ın mahlasdaş iki şairi söz konusu edilecektir. Ayrıca Osmanlı kroniklerinde hakkında çeşitli bilgiler bulunan ve bugün dahi Gürcüler tarafından bir kahraman olarak anılan Mavrol Han tanıtılacak ve hiciv edebiyatına katkı olması hasebiyle Haylî’nin hicviyyesi de nesre çevirili metin hâlinde okuyucuya sunulacaktır.

ABSTRACT

Poem compilations are considered as one of the main sources of history of literature. These compilations usually contain not only the poems, whose authors were not mentioned in poet biographies or poets, whose poems could not make up to date, but also new poems of popular poets. The subject of this study is the compilation of Rızâyî-i Vânî who was one of the 17th century poets. There is no reference about him in the sources. The compilation of Rızâyî-i Vânî, besides various Turkish and Persian poems, includes a satire, which would contribute the literature of satire. Riızâyî probably copied the satire of Haylî during the 1040/1630 Bagdad Expedition which he attended at that time. For there are signs in his poems that indicates that Riyâzî also attended the expedition.

Satire had been a very popular type of poem for the poets from the start of the Classical Turkish literature to its end. In this manner, 17th century might be considered as a golden age for satire literature. Nef’î, the grandmaster of the satire, was a breed of this century. Also most of the satirical texts which generally aim certain individuals were written in this century. The subject of our study is a poem of the 17th century poet Haylî who was recorded as a timariot in the sources. This poem according to our examination was written as a reply (nazira) to the Azmizâde Hâletî’s, Hadd-i Mestân. While some sources say that he was a diwan owner, he might be confused with Haylî-i Kırıkilisevî (d. 1098/1686-87) who lived in the same century as him and used the same nickname. In this paper, first information will be given about Rızâyî-i Vânî Compilation, and two poets of the 17th century who shared the same nickname will be mentioned. Also Mavrol Khan, who is still regarded as a hero among the Georgians and mentioned in the Ottoman sources will be introduced. Then in order to contribute the satire literatüre, satire of Hayli will be transcribed and turned into prose.