Yedi İklim, cilt.40, sa.432, ss.61-66, 2026 (Hakemsiz Dergi)
Cengizhan
Orakçı’ya göre şiir, “dilin içinde bir ev/yurt kurması, bu dünyada kendisine
bir hayat kurmasıdır.” Bu “kurma” eyleminden maksat, “inşa”dır; insan dilin içinde varlığı inşa
eder ve inşa ettiği bu evde de oturur. İnsan aslında “dili inşa ederken hem
kurmuş hem de kurulmuştur” Adeta Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin , “Nâgehân ol şâra vardım/ Ol şârı yapılır
gördüm/ Ben dahi bile yapıldım/ Taş u toprak arasında” sözlerinin ifade
ettiği gibi “inşa” da karşılıklıdır.
Orakçı’ya göre, “dili inşa eden atalarımız, bu dilin içinde kendi varlıklarını da gerçekleştirmişler”dir. Kendimizi dil ile idrak ve inşa ederiz. Şair de “atalarımızın kurduğu bu dilin içinde doğup var olur”. Dilsiz bir idrak ve inşanın mümkünü yoktur. Dil içindeki varlığı ortaya en iyi çıkaran yahut ifade edense şiirdir. Şiirdeki kelimeler, varlığın ortaya çıkarılmasını sağlayan araçlardır. Modernite ise insana “şiirden uzak ve ona yabancı bir dünya” dayatır. Teknoloji yoluyla insan “varlık”a yabancılaştırılmıştır. Modern insan ne yazık ki şiire yabancı bir dünyada yaşadığının farkına bile varamamaktadır.