Total Kalça Artroplastisinde Direkt Anterior ve Posterolateral Yaklaşımların Karşılaştırılması: Erken ve Geç Dönem Klinik Sonuçların Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Özdemir U., SERTTAŞ M. F.

Selcuk Medical Journal, cilt.42, sa.3, ss.269-278, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 42 Sayı: 3
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.30733/std.2026.01981
  • Dergi Adı: Selcuk Medical Journal
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.269-278
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Total kalça artroplastisinde ( TKA) direkt anterior yaklaşım (DAA) ve posterolateral yaklaşım (PLA) sık kullanılan tekniklerdir. Bu çalışmanın amacı, bu iki yaklaşımı komplikasyon oranları ve fonksiyonel sonuçlar açısından karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Primer kalça osteoartriti nedeniyle TKA uygulanan 130 hasta retrospektif olarak incelendi (DAA: 53; PLA: 77). Tüm hastalar preoperatif radyolojik değerlendirme ve komorbiditeler açısından analiz edildi. Klinik değerlendirmede Harris Kalça Skoru (HHS), UCLA Aktivite Skoru ve Görsel Analog Skala ( VAS) ağrı skoru preoperatif dönemde, postoperatif 3. ayda ve son kontrolde değerlendirildi. Hastalar en az 1 yıl süreyle düzenli aralıklarla takip edildi. Bulgular: Gruplar arasında intraoperatif kanama miktarı, transfüzyon ihtiyacı ve hastanede kalış süresi açısından anlamlı fark saptanmadı. Operasyon süresi DAA grubunda daha uzundu (p=0.008). Toplam komplikasyon oranı DAA grubunda daha yüksekti (p=0.049). Her iki grupta da klinik skorlar zamanla anlamlı şekilde iyileşti. HHS, postoperatif 3. ayda DAA grubunda daha yüksekken, bu fark son kontrolde ortadan kalktı. Son kontrolde UCLA skorları DAA grubunda daha yüksekti. Çok değişkenli regresyon analizinde preoperatif UCLA skoru, son kontrol UCLA skorunun bağımsız belirleyicisi olarak saptandı (B=0.371; p<0.001). Sonuç: DAA, daha uzun ameliyat süresi ile ilişkili olmakla birlikte, temel perioperatif sonuçlar açısından PLA’ya göre belirgin bir dezavantaj göstermemiştir. DAA erken dönemde fonksiyonel avantaj sağlasa da uzun dönem sonuçlar benzerdir. Nihai sonuçların cerrahi yaklaşımdan çok hasta özelliklerinden etkilendiği görülmektedir. Bu nedenle cerrahi yaklaşım seçimi, belirli bir tekniğin üstünlüğünden ziyade cerrah deneyimi ve hasta profiline göre bireyselleştirilmelidir.
Objective: The direct anterior approach (DAA) and posterolateral approach (PLA) are commonly used in total hip arthroplasty (THA). This study aimed to compare these approaches in terms of complication rates and functional outcomes. Materials and Methods: This retrospective study included 130 patients who underwent THA for primary hip osteoarthritis (DAA: 53; PLA: 77). All patients underwent preoperative radiological and comorbidity assessments. Clinical outcomes were evaluated using the Harris Hip Score (HHS), University of California Los Angeles (UCLA) Activity Score, and Visual Analog Scale (VAS) for pain preoperatively, at 3 months, and at final follow-up. Patients were followed at regular intervals for at least 1 year. Results: There were no significant differences between groups in intraoperative blood loss, transfusion requirements, or hospital stay. Operative time was longer in the DAA group (p=0.008). The overall complication rate was higher in the DAA group (p=0.049). Both groups showed significant improvement in clinical scores over time. HHS was significantly higher in the DAA group at 3 months, but this difference diminished at final follow-up. The DAA group demonstrated higher UCLA scores at final follow-up. Multivariable regression analysis identified preoperative UCLA score as an independent predictor of final UCLA score (B=0.371; p<0.001). Conclusions: DAA was associated with longer operative time but showed no significant disadvantage in major perioperative outcomes compared to PLA. While DAA provided an early functional benefit, long-term outcomes were comparable. Final outcomes appeared to be influenced more by patient-related factors than surgical approach. Therefore, surgical approach selection should be individualized based on patient characteristics and surgeon experience.