Korku Sosyolojisi: İletişim Teknolojilerinin Toplumsal Korkuları İnşası Üzerine Bir Araştırma


Creative Commons License

Uluç Küçükcan Ö.

CUDES 2019: 10. International Congress on Current Debates in Social Science, İstanbul, Türkiye, 3 - 05 Aralık 2019, ss.217

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.217

Özet

Bu bildiri, son yıllarda televizyon dizilerinde ve televizyon programlarında, sinema filmlerinde, video paylaşım platformlarında ve hatta bilgisayar oyunlarında ilgi çekmesi nedeniyle yer verilen suç ve şiddet içerikli aktarımların bireysel ve toplumsal düzeyde güvenlik algısında yarattığı dönüşümü irdelemeyi amaçlamaktadır. Bu program ve uygulamaların her biri içeriği, kurgu biçimi, söylem dili ve ifade tarzına bağlı olarak izleyici tutumlarını farklı ölçüde ve düzeyde etkilemektedir. Özellikle kurgu olmayan içerikler ise yarattığı gerçeklik dünyası ve gerçeklik algısıyla diğerlerinden farklılaşmaktadır; çünkü mağduriyet ihtimalini hatırlatmaktadır. Bir başka ifade ile mağduriyetin bireye ne kadar yakın ve ihtimal dahilinde bir hâl olduğu düşüncesinin ortaya çıkmasında önemli ölçüde etkilidir. Şiddet içerikli ve suç teşkil eden hikayeler ile mağduriyet, aynı zamanda modern dönem kimlik bileşenlerinden birine dönüşme sürecine dahil olmakta ve böylece korku kültürünün oluşma ve yerleşmesinde başat unsurlardan biri haline gelmektedir. Ortaya çıkan bu yeni kültür ve kimlik, - aslında mağduriyet sonrası ihtiyaç duyulabilecek bilgileri içeren- telefon ve internet verilerinin kayıt altına alınmasının, otoyol araç takip ve denetleme sisteminin, anayol, ana cadde ve sokakların mobese kameraları ile kayıt altına alınmasının gereklilik olduğu düşüncesine yol açmaktadır. Nitekim takip ve kayıt sistemi kapsamında kullanılan teknolojilerin ve araçların çoğalması, çeşitlenmesi ve yaygınlığı bu eğilimin reel yaşamdaki yansımasıdır. Öte yandan bu verilerin toplanması ihtiyacı aynı zamanda mahremiyet alanının sınırlarını yeniden sorguya açmaktadır. Bu bildiride, kurgu olmayan program ve yayın içeriklerinin, bireysel ve toplumsal düzeyde ortaya çıkan yeni güvenlik arayışlarına etkisi olup olmadığı hususu, bu programların izleyiciler üzerindeki etkilerinden yola çıkarak sorgulanacak; bu bağlamda yeni güvenlik arayışlarına kaynaklık eden unsurlar tespit edilmeye çalışılacaktır.