TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN NİTELİĞİ (ANAYASA’NIN 12’NCİ MADDESİ HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME)


Şirin T.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.219-261, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.219-261
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu makalede Anayasa’nın 12’nci maddesi, özellikle 1961 ve 1982 anayasalarının hazırlık sürecindeki tartışmalar ile bu tartışmalarda atıf yapılan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve 1949 tarihli Federal Almanya Anayasası ışığında incelenmektedir. Maddede yer alan “devredilmezlik”, “vazgeçilmezlik” ve “dokunulmazlık” teminatlarının sırasıyla bireyin kendi iradesiyle, bir başkasının müdahalesiyle ve devlet tarafından ortadan kaldırılmasına karşı güvence oluşturduğu savunulmakta; ancak bu güvencelerin bağlamsal olarak nispileşebileceği ileri sürülmektedir. Ayrıca, “kişiliğe bağlılık” vurgusunun başlı başına bir temel hak anlamına geldiği belirtilmektedir. Son olarak, ödev ve sorumluluklara yapılan vurgu, doğal hukukçu ilkeler ile bireyci yaklaşımlar arasında sentezci bir denge kurma çabası olarak yorumlanmaktadır.
The article examines Article 12 of the Turkish Constitution in light of the debates surrounding the drafting processes of the 1961 and 1982 Constitutions, as well as the sources to which those debates referred, namely the Universal Declaration of Human Rights and the 1949 Basic Law of the Federal Republic of Germany. It argues that the guarantees of inalienability, non-transferability, and imprescriptibility respectively protect the individual against the loss of rights through one‟s own act, through another‟s interference, and through state intervention, while also suggesting that these guarantees may, in context, be subject to a certain degree of relativization. Furthermore, it contends that the constitutional recognition of the inherently personal nature of fundamental rights amounts to a fundamental right in itself. Finally, it concludes that the reference to duties and responsibilities reflects an attempt to synthesize natural-law principles with individualist approaches.