Monogenik Otoenflamatuvar Hastalıkların Klinik Prezentasyonunda Mukokutanöz Bulguların Payı Nedir? Tek Merkez Deneyimi


KÖKER O., AYAZ N. A.

Bağcılar Tıp Bülteni, cilt.7, sa.1, ss.70-76, 2022 (Hakemli Dergi) identifier

Özet

Amaç: Çalışmanın amacı monogenik otoenflamatuvar hastalıkların sunumunda mukokütanöz bulguların dağılımını, sıklığını ve özelliklerini diğer klinik ve laboratuvar verilerle birlikte belirlemekti. Yöntem: Çalışma İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Romatoloji Bilim Dalı’nda otoenflamatuvar hastalık tanısı ile takip edilen hastalarla gerçekleştirildi. 1 Ocak 2018-1 Eylül 2021 tarih aralığındaki klinik ve laboratuvar özelliklerin ayrıntılarına ilişkin medikal kayıtlar geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Çalışma kohortu (n=97) ailesel Akdeniz ateşi (n=64, %66), mevalonat kinaz eksikliği (n=16, %16,5), kriyopirin ilişkili periyodik sendromlar (n=11, %11,3), TNF reseptörü ilişkili periyodik sendrom (n=6, %6,2) şeklinde dağılım göstermiştir. Çalışma grubunun %59,8’i kız hastalardı. Tanı anındaki ve çalışmadaki ortanca yaşlar sırasıyla 71 (3- 195) ve 147 (34-253) aydı. Mukokütanöz tutulum (%34, n=33) erizipel benzeri, ürtiker benzeri, makülopapüler veya morbilliform karakterdeydi. Döküntülerin yeri ve yaygınlığı alt gruplar arasında farklılık gösterdi; ailesel Akdeniz ateşi olan hastalarda lokalize alanla sınırlıyken, kriyopirin ilişkili periyodik sendrom tanılı hastalarda dağınık yerleşimliydi. Sonuç: Mukokütanöz bulguların yeri ve karakteri alt gruplara göre tutarlı bir dağılım göstermiştir. Deri bulguları hemen hemen tüm alt tiplere eşlik eder ve hastalığın alt bölümlerine ve patolojik mekanizmasına ilişkin bir ipucu sağlayabilir.
Objective: The aim of the study was to determine the distribution, frequency, and characteristics of mucocutaneous manifestations along with other clinical and laboratory data in the presentation of monogenic autoinflammatory diseases. Method: The study was performed with the patients being followed up with a diagnosis of autoinflammatory diseases at the Pediatric Rheumatology Department in İstanbul University Faculty of Medicine. Medical records on clinical and laboratory characteristics covering the date range from January 1, 2018 to September 1, 2021 were retrospectively reviewed. Results: The study cohort (n=97) demonstrated a distribution as familial Mediterranean fever (n=64, 66%), mevalonate kinase deficiency (n=16, 16.5%), cryopyrin-associated periodic syndromes (n=11, 11.3%), and TNF receptor-associated periodic syndrome (n=6, 6.2%). Among the entire cohort, 59.8% was female. The median age at diagnosis and at the study were 71 (3-195) and 147 (34-253) months, respectively. Mucocutaneous involvement (34%, n=33) appeared as erysipelas-like, urticaria-like, maculopapular or morbilliform in character. The location and extent of rash differed between the subgroups, limited to a localized area in patients with familial Mediterranean fever, but scattered in patients with cryopyrin-associated periodic syndromes. Conclusion: The location and character of the mucocutaneous signs demonstrated a consistent distribution according to the subgroups. Skin manifestations accompany almost all subtypes and may provide a clue regarding the subdivision and pathological mechanism of the disease.