Kubbetü's-Sahra'daki Kanat Motifleri: Sembolizm ve Sanatsal İfad
Dârüsselâm Kudüs, ŞAHİN UTKU NİHAL, Editör, T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, İstanbul, ss.374-394, 2025
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
- Basım Tarihi: 2025
- Yayınevi: T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Sayfa Sayıları: ss.374-394
- Editörler: ŞAHİN UTKU NİHAL, Editör
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Marmara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kubbetü’s-Sahre’deki kanat motifleri hem estetik hem de
sembolik açıdan zengin ve çok katmanlı bir değer taşır. Bu motifler, yapının
kendine has güzelliğini artırırken, aynı zamanda İslâmî sanatının ilk
dönemlerindeki dinî ve kültürel temaları da en güzel biçimde yansıtır. Bu tür
motiflerin bir araya getirilmesi, Mısır, Babil, Asur, Bizans, Sâsânî gibi yerel
sanat geleneklerinin bir karışımı olarak görülebilir ve erken İslâm
toplumlarında sanatın senkretik tabiatını sergiler. Üslûp ve sembollerin bu
birleşimi, Kubbetü’s-Sahre’nin farklı kültür ve sanat dilleri arasında bir köprü
olma rolünü de öne çıkarmaktadır.
Kubbetü’s-Sahre’nin inşası, İslâm’ın ilk yıllarında
gerçekleştiği için, bu yapı ve onun süslemeleri, İslâmî sanatın erken dönem
karakteristiklerini gösterir. Kanat motiflerinin kullanımı, aynı zamanda
çeşitli kültür ve sanat etkileşimlerini de yansıtır. Sâsânî ve Bizans
sanatından etkilenmeler, yerel sanat anlayışları ve daha önceki dönemlerden
devralınan motifler, Kubbetü’s-Sahre’nin süslemelerinde gözlemlenebilir.
Süslemede, yer yer civar kültürlerin etkisini gösteren zeytin, hurma ve badem
ağaçları, bambu, akantus ve asma yaprakları, vazo, sepet, çiçek, kozalak, meyve
ve mücevher desenleri göze çarpar. Bu etkileşimler, İslâm sanatının âlemşümul
bir dil geliştirmesinde önemli görevler üstlenmiştir.
İslâm sanatında kanat motifleri genellikle manevî temalarla
ilişkilendirilen önemli sembolik anlamlar taşır. İlahî mesaj taşıyıcılığını,
maneviyatı ve insanlık âleminin hayallerini zorlayan aşkınlığı temsil eder;
ancak burada kanat motifinin taç motifiyle birlikte kullanılması siyasî güç ve
iktidar sembolü olarak karşımıza çıkmaktadır. Sâsânî devletinin alameti ve aynı
zamanda Sananî şahlarının kanatlı tacı İslâmî devrin ilk paralarında da bariz
bir şekilde dikkat çekmektedir. Bu yapıda görülen taç taşıyan kanatlar Sâsânî
şahlarına öykünen Emevî halifesinin bir güç göstergesi olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Kubbetü’s-Sahre’nin kubbe kasnağında yer alan âyet-i
kerîmeler ve kanat motiflerinin ahid sandığı üzerindeki keruvlar ve dolayısıyla
Musa Kelîmullah’ı da hatırlatıyor olması mekânın kapsayıcılığını ve dolayısıyla
iktidarın gücünü ortaya koyma çabasını gözler önüne sermektedir.
Buna Sâsânî şahlarının saltanat sembollerini de ekleyince
durum daha da netlik kazanmaktadır. Bazı
kaynaklarda geçmişte burada tavaf yapıldığına dair rivayetler bulunsa da birçok
kadim kültürde kutsal mekânların veya kendisine yüksek değer atfedilen şeylerin
ziyaretinin, onun etrafında dönerek gerçekleştirildiği göz önünde
bulundurulursa, bunun bir hac tavafı değil geleneksel bir ziyaret şekli olduğu
anlaşılır. Bugün halen birçok bölgede türbe veya kendine kutsiyet atfedilen
litürjik eşya ziyaretleri, sandukanın veya mukaddes objenin etrafında dönerek
gerçekleştirilmektedir. Şekil bakımından benzerlik gösterse de bu bir hac
tavafı değildir.
Kâbe’nin alternatifi olmayıp her yönüyle Emevî iktidarının
gücünü gösteren, bölgeye mührünü vuran bir sembol yapıdır. Eğer burası Kâbe’ye
karşı yapılmış bir tavaf mekânı olsaydı buranın Mescid-i Dırar’dan ne farkı kalırdı?!