ANCA ilişkili vaskülitte renal tutuluma göre rituksimab tedavisi: Gerçek yaşam deneyimi
Ulusal Romatoloji Dergisi, cilt.18, sa.2, ss.173-180, 2026 (Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 18 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4274/raed.galenos.2026.49368
- Dergi Adı: Ulusal Romatoloji Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.173-180
- Marmara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Bu çalışmada, antinötrofil sitoplazmik antikor ilişkili vaskülit (AAV) hastalarında rituksimab (RTX) tedavisinin sürekliliği, etkililiği ve güvenliliği değerlendirilmiş; özellikle renal tutulumun tedavi sonuçlarına etkisi araştırılmıştır. Yöntem: 2012-2024 yılları arasında en az bir kür RTX uygulanmış 214 AAV hastasının verileri çok merkezli, retrospektif kohort tasarımında analiz edildi. Hastalar renal tutulum varlığına göre sınıflandırıldı. Birincil sonlanım noktası, herhangi bir nedenle tedavinin kalıcı olarak sonlandırılmasına kadar geçen süre olarak tanımlanan RTX tedavisinde kalımdı. İkincil sonlanım noktaları arasında remisyon, relaps ve enfeksiyon ilişkili tedavi kesilmeleri yer aldı. Klinik özellikler, tedavi endikasyonları (indüksiyon veya idame), kümülatif RTX dozları ve güvenlilik sonuçları renal ve non-renal gruplar arasında tanımlayıcı ve sağkalım analizleriyle karşılaştırıldı. Bulgular: Kohortun 132’sinde (%61,7) renal, 82’sinde (%38,3) non-renal tutulum mevcuttu. Ortanca RTX tedavi süresi 24 aydı. RTX hastaların %72,4’ünde idame, %49’unda indüksiyon amacıyla kullanıldı. Renal ve non-renal gruplar arasında ilaçta kalım açısından anlamlı fark saptanmadı (log-rank p=0,608). RTX tedavisinin kesilmesinin en sık nedeni enfeksiyondu (%38,2’ye karşı %34,8). Hipogamaglobulinemi oranları sırasıyla %17,4 ve %15,9 olup gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p=0,460). Mortalite oranları da benzerdi (%9,8’e karşı %8,5; p=0,475). Renal grupta siklofosfamid maruziyeti daha yüksek olmasına rağmen (%12,1’e karşı %3,7; p=0,026), genel tedavi sonuçları iki grup arasında benzer bulundu. Sonuç: RTX, renal tutulumdan bağımsız olarak AAV fenotiplerinde uzun dönemli tedavi sürekliliği ve kabul edilebilir güvenlilik profili sergilemiştir. Bu bulgular, RTX’in fenotipten bağımsız uzun süreli bir tedavi seçeneği olabileceğini, ancak tüm hastalarda enfeksiyonların dikkatle izlenmesinin gerekli olduğunu vurgulamaktadır.
Objective: To evaluate treatment persistence, efficacy, and safety of rituximab (RTX) in patients with antineutrophil cytoplasmic antibody- associated vasculitis (AAV), with a specific focus on the impact of renal involvement. Methods: In this multicenter, retrospective cohort study, 214 AAV patients who received at least one RTX dose between 2012 and 2024 were analyzed. Patients were stratified based on renal involvement. The primary endpoint was RTX retention, defined as the time from the first infusion to permanent discontinuation for any cause. Secondary endpoints included remission, relapse, and infection-related discontinuations. Clinical characteristics, treatment indications (induction or maintenance), cumulative RTX doses, and safety outcomes were compared between renal and non-renal groups using descriptive statistics and survival analyses. Results: Among the cohort, 132 patients (61.7%) had renal involvement and 82 (38.3%) had non-renal involvement. The median RTX treatment duration was 24 months. RTX was used for maintenance in 72.4% of patients and for induction in 49% of patients. Drug retention did not differ significantly between renal and non-renal groups (log-rank p=0.608). Infections were the most frequent cause of RTX discontinuation (38.2% vs. 34.8%). Hypogammaglobulinemia occurred in 17.4% and 15.9% of patients, respectively (p=0.460). Mortality rates were comparable between groups (9.8% vs. 8.5%, p=0.475). Despite higher prior cyclophosphamide exposure in renal patients (12.1% vs. 3.7%, p=0.026), overall treatment outcomes were similar. Conclusion: RTX demonstrated sustained treatment persistence and an acceptable safety profile across AAV phenotypes, independent of renal involvement. These findings emphasize that RTX can serve as a phenotype- independent long-term therapeutic option, although vigilant infection monitoring remains crucial in all patients.