Sitti Acem ve Meşâhidü’l-Esrâr Şerhi Üzerine Tespitler


Özkan Z. Ş.

Kocaeli İlahiyat Dergisi, cilt.3, sa.2, ss.79-106, 2019 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 3 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Kocaeli İlahiyat Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.79-106

Özet

Meşâhidü’l-esrâr İbnü’l-Arabî’nin (ö. 638/1240) Mağrib’deyken kaleme aldığı ilk

teliflerinden olup, daha sonra Fusûsu’l-Hikem ve Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de sistemli bir şekilde

ortaya koyacağı fikirlerini sembolik ve şiirsel bir üslûbun arkasına gizleyerek anlattığı küçük

bir risâledir. Eser, “şâhid” İbnü’l-Arabî’nin on dört müşâhedesini içeren tecrübelerinden

oluşur. Meşâhid’i İbnü’l-Arabî’nin talebesi İbn Sevdekîn (ö. 646/1248), XIII. yüzyılda

yaşamış bir sûfî kadın olan Sitti Acem (ö. 671/1272’den sonra) ve Zeynülâbidîn Münâvî

(ö. 1026/1617) şerh etmiş, Abdülvehhâb Şa’rânî eserlerinde Meşâhid’e atıf yapmış ve

bazı bölümlerini açıklamıştır. Şârihlerden Sitti Acem, literatürde etkisini sürdürmediği

gözlenen anlatım tarzı ve kavram dağarcığının yanında öznel tecrübelerini de merkeze

alarak hazırladığı şerhi ile öne çıkar. Türkçe kaynaklarda hakkında bilgi bulunmayan

Sitti Acem’in görüşleri son yıllarda kadın bir sufi müellif oluşu üzerinden ele alınmaya

başlanmıştır. Bu makalede Sitti Acem’in hayatı ele alınacak ve onun Meşâhid şerhine

ilişkin yapılmış çalışmalar değerlendirilecektir.

Mashāhid al-asrār (Contemplations of the Holy Mysteries) as one of the first books of Ibn al-

’Arabī which he wrote in Maghrib. It is a small epistle which he explained his ideas hiding

them behind a symbolic and poetic and then put in a systematic way in his Fusūs al-hikam

and Futūhāt al-Makkiyya. The work consists of the experiences of the contemplator; Ibn

al-‘Arabī and his the conversations with God in the fourteen contemplation scenes. Ibn

Sawdakīn, the student of Ibn al-‘Arabī, Sitt al-‘Ajam and Zayn al-’Ābidīn al-Munāwī

annotated Mashāhid and Abd al-Wahhāb al-Sha’rānī mentioned in it his works and

explained some of its chapters. Among the annotators, Sitt al-‘Ajam comes to the fore

with the commentary she wrote through her subjective experiences with a vocabulary

which appears could not maintain its effect on the literature. Sitt al-‘Ajams views, have

begun to be discussed in recent years considering her female Sufi author aspect. In this

article, beside the bibliographic information on Sitt al‘Ajam’s life, which there is not any

information about in Turkish sources, the literature related to Sitt al-Ajams views and her

commentary on Mashāhid will be evaluated.