Düşünce Dergisi, cilt.21, ss.113-123, 2025 (Hakemsiz Dergi)
Bu makale, çağdaş teknolojileri post-fenomenolojik bir bakış açısıyla inceleyerek, teknolojilerin tarafsız araçlar değil, insan deneyimini, algısını ve eylemini birlikte oluşturan aktif aracılar olduğunu savunmaktadır. Teknolojiye yönelik üç felsefi yaklaşımı (enstrümantalizm, determinizm ve teknolojik aracılık) özetledikten sonra, post-fenomenolojinin insan-teknoloji ilişkilerini dinamik, ilişkisel ve sürekli olarak birlikte şekillendiren bir yapı olarak nasıl yeniden kavramsallaştırdığını vurgulamaktadır. Ultrason görüntüleme, robotik cerrahi, sağlık izleme sistemleri, navigasyon cihazları ve sosyal medya platformları gibi örneklerle, teknolojilerin görme, hareket etme, sorumluluk ve sosyal etkileşim pratiklerini nasıl dönüştürdüğünü göstermektedir. Bu aracılıklar yalnızca bireysel deneyimleri değil, aynı zamanda kültürel normları, toplumsal yapıları ve değer oluşumlarını da etkilemektedir. Makale ayrıca değer hassas tasarımla da ilgilenerek, etik ve toplumsal değerleri dışsal ekler olarak ele almak yerine tasarım sürecine entegre etmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak çalışma, teknolojilerin yaşam dünyasının ayrılmaz bileşenleri haline geldiğini ve anlam, eylem ve toplumsallık kalıplarını yeniden şekillendirdiğini savunmaktadır. Postfenomenoloji, bu nedenle teknolojiyi "bir araçtan daha fazlası" olarak anlamak için sağlam bir çerçeve sunarak, hem insan varoluşunu hem de toplumsal dünyayı şekillendirmedeki rolünü ortaya koyar.