Demir Homeostazisinin İmmün Sisteme Katkısı


Creative Commons License

Gürbüz M., Aktaç Ş.

Journal of Internal Medicine Journal Identity, cilt.4, sa.3, ss.117-131, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 4 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.5336/intermed.2019-64850
  • Dergi Adı: Journal of Internal Medicine Journal Identity
  • Sayfa Sayıları: ss.117-131

Özet

Yer kabuğunda ikinci olarak en fazla bulunan metal olan demir, hemen bütün canlı formları için temel bir besin ögesidir. İndirgenme ve yükseltgenme kabiliyetinden dolayı demir, solunum ve DNA replikasyonu dâhil çeşitli hücresel işlemler için ideal bir redoks katalizörüdür. Bu redoks potansiyeli çeşitli sağlık yararları sağlarken aynı zamanda dokularda toksisite oluşmasına da neden olabilmektedir. İntraselüler serbest demir, genellikle reaktif oksijen türlerinin oluşumunu katalize etme kabiliyetinden dolayı NF- κB aktivasyonunu başlatarak proinflamatuar sitokin salınımını artırmaktadır. Demir eksikliğinde canlılarda immün yanıtın azaldığı bilinmektedir. Ayrıca, demirin patojenler için mutlak gereksinimi göz önüne alındığında, doğuştan immün sistemin mikrobiyal gelişimi baskılaması adına demir düzeyinin sınırlanması oldukça önemli bir stratejidir. Bu strateji, sistemik demir metabolizmasının ana düzenleyici mekanizması olarak bilinen hepsidin-ferroportin aksındaki düzenlemelerden, patojenik bakterilerin demir toplamasını önleyen siderokalin ekspresyonuna kadar uzanmaktadır. Özellikle enfeksiyöz hastalıkların insidansı ve seyriyle ilgili olarak, vücudun demir durumu ve immün fonksiyon arasında hâlen tam olarak anlaşılamamış bir etkileşim bulunmaktadır. Demir eksikliğine bağlı olarak enfeksiyonlara yatkınlığın artığını gösteren çalışmalar olmasına karşın, demir takviyesiyle şiddetli hastalık ve ölüm risklerinin, bağırsakta inflamasyonun ve ishal sıklıklarının arttığını gösteren çalışmalar da mevcuttur. Demir eksikliği veya fazlalığı durumunda immün sistemin olumsuz etkileneceğini gösteren bu çalışmalar incelendiğinde, vücutta demir homeostazisinin çok sıkı kontrol altında tutulması gerektiği anlaşılmaktadır. Vücut demir homeostazisinin bozulduğu demir eksikliği anemisi ve inflamasyon anemisinde kullanılan demir takviyelerinin yanı sıra; hepsidin antagonistlerinin kullanımı, hemokromatozis ve talasemi gibi demir birikimi ile seyreden hastalıklarda ise demir şelatörleri ve flebotomi uygulanmasının yanı sıra hepsidin agonistlerinin kullanımı demir homeostazisinin düzenlenmesinde gelecekteki tedavi yöntemlerini oluşturacaktır.