TEMEL SANAT EĞİTİMİNDE BİÇİM, ÇAĞRIŞIMLI BİÇİM VE BİÇİM–YÜZEY İLİŞKİSİNE YÖNELİK BİR UYGULAMA ÖNERİSİ


Bahtiyar Ü.

17.ULUSLARARASI BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KONGRESİ - UBCAK, Ankara, Türkiye, 23 - 24 Ekim 2025, ss.136-138, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.136-138
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu bildiri, güzel sanatlar eğitimi alanında iki boyutlu yapılar olarak tanımlanan biçim, çağrışımlı biçim ve biçim–yüzey ilişkisi konularına yönelik bir uygulama önerisini ve bu öneriye ait çıktıları sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, bu kavramların plastik sanatlar ve temel sanat eğitimi bağlamındaki yerinin hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde ele alınması hedeflenmiştir.

Biçimler, sanat eserlerinde yalnızca yapısal birer unsur değil; aynı zamanda görsel elemanların ilişkileriyle anlam kazanan bütünsel organizasyonların temel bileşenleridir. Özellikle plastik sanatlarda form, hacim, yüzey, renk ve mekân ilişkileri yapısal bir anlayışla düzenlenir. Bu durum, biçimleri yalnızca teknik değil, aynı zamanda estetik, düşünsel ve algısal bir unsur hâline getirir.

Temel sanat eğitimi süreci, öğrencilerin görsel düşünme ve uygulama sırasında düşünme becerilerini geliştirmesi bakımından kritik bir öneme sahiptir. Bu süreçte öğrenciler, noktadan başlayarak çizgi, biçim, yüzey ve renk gibi temel görsel bileşenleri deneyimler. Her yeni konu, bir öncekinin üzerine inşa edilir. Dersin dördüncü konusu olarak ele alınan Biçimler başlığı, nokta, çizgi ve ışık gibi elemanların zıtlık ve ilişkilerinden oluşan yarı kompleks yapıları anlamlandırmayı amaçlar.

Özellikle çağrışımlı biçim ve biçim–yüzey ilişkileri üzerine gerçekleştirilen uygulamalar, öğrencilerin yeni biçim üretme becerilerini geliştirirken, yüzeyin yalnızca bir taşıyıcı değil; yapının ayrılmaz bir bileşeni olduğu algısını da güçlendirmektedir. Uygulama süreci, biçimi yalnızca görsel bir unsur olarak değil, aynı zamanda algısal ve düşünsel bir üretim alanı olarak kavratmayı hedeflemektedir.

Bu doğrultuda geliştirilen uygulama önerisi, biçimin yüzey üzerindeki çağrışım gücünü araştırmaya dayalı bir yaklaşımla ele almış; biçim, yüzey ve anlam arasındaki etkileşimi görünür kılmıştır. Çalışmanın sonucunda biçimsel araştırmaların, öğrencilerin hem plastik düşünme becerilerini hem de ifade özgünlüklerini geliştirdiği; çağrışımın ise görsel dilin oluşum sürecinde önemli bir yaratıcı araç olarak işlev gördüğü belirlenmiştir.

Sonuç olarak, biçim ve yüzey ilişkisinin kavratılması, sanat eğitiminin hem düşünsel hem biçimsel boyutunu bütünleyen vazgeçilmez bir süreçtir.

Anahtar Kelimeler: Biçim, Çağrışımlı Biçim, Yüzey ve Biçim ilişkisi, Temel Sanat Eğitimi, Görsel Algı, Stüdyo Uygulaması