A Treatise on Scapulimancy: Risale-i ‘İlm-i Ketf


Creative Commons License

Koç Giannopoulos A. , Kültüral Z. H.

Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi / The Journal of Ottoman Literature Studies, Uluslararası Hakemli Dergi, no.6, pp.131-148, 2011 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2011
  • Doi Number: 10.15247/dev.71
  • Title of Journal : Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi / The Journal of Ottoman Literature Studies, Uluslararası Hakemli Dergi
  • Page Numbers: pp.131-148

Abstract

Throught history, human beings have always been

interested in trying to predict their future. Many methods

for predicting the future were developed such as fortunetelling

or divination.

Fortune-telling is the forecasting of future events or

the explaining of a person’s character by methods. The

scope of fortune-telling is in principle identical with the

practice of divination. The art of foretelling is also practiced

by many different cultures and civilizations over

time. Each culture has made its own contributions to the

art of forecasting the future. There are different divination

or fortune-telling methods: hydromancy (divination using

water), cartomancy (telling fortunes using playing

cards), pyromancy (divination using fire), haruspication

(divination by inspecting animal entrails), chiromancy

(divination by means of palmistry), scapulimancy (divination

by examining burnt shoulder blade bone) etc.

Scapulimancy or Scapulomancy is an ancient form of

divination that is done to interpret various future affairs

by examining the cracks, marks, and colours found on an

animal’s shoulder blade bone. This form of divination is a

fortune-telling which was practised internationally was

common in Turkish culture as well. This study focuses on

the treatise on scapulimancy titled as “Risāle-i ˘İlm-i

Ketf”. This treatise is in the Bosna-Hersek Gazi Hüsrev-

Begova Library (Sarayevo), the Catalogue of Turkish

Manuscripts, the number 1250, (55b-59a).

İnsanoğlu tarih boyunca gerek kendisiyle gerekse çevresiyle ilgili bilinmezleri anlayıp keşfetmeye, geleceği hakkında bilgi sahibi olmaya ve böylece kaderine hükmetmeye çalışmıştır. Bunda, bilinmeyene ve esrarengize karşı duyulan merak ve tecessüsün de önemli bir payı vardır. İnsanlar geleceği öğrenme arzusuyla fal ve kehanet adı altında çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır. Gelecekten, bilinmeyenden haber verme ve gizli kişilik özelliklerini ortaya çıkarma sanatı olan falın çeşitli türleri vardır: yıldız falı, el falı, kuş falı, kâğıt falı, iç organlar falı, kum falı, zar falı, kitap falı, ateş falı, su falı, çay falı, kahve falı, bakla falı, kürek kemiği falı gibi. ^İlm-i ketf, kürek kemiği falıdır. Kemiğin üzerindeki çizgiler, lekeler, benekler ve renkler incelenerek, muhtelif konular yorumlanır ve gelecek izah edilmeye çalışılır. Kürek kemiği falı pek çok millete ait bir fal bakma yöntemi olarak Türk kültüründe de geniş bir alana yayılmıştır. Bu çalışmada, kürek kemiği falı hakkında genel bilgi verilmiş, Bosna-Hersek Gazi Hüsrev-Begova Kütüphanesi (Sarayevo)’ nde Türkçe Elyazmaları bölümünde 1250 numarada kayıtlı eserin 55b-59a varakları arasında yer alan “Risâle-i ^İlm-i Ketf” başlıklı kürek kemiği falı metni çevriyazıya aktarılmış, metnin günümüz Türkçesiyle çevirisi yapılmış ve sözlüğü hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda eserin tıpkıbasımı yer almaktadır.