Kritik Hastalarda Antimikrobiyal Yönetim Uygulamaları ile Tedavi Optimizasyonu: Olgu Raporu


Creative Commons License

Ergen B., Mülazimoğlu Durmuşoğlu L., Sancar M.

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Ulusal Eczacılık Kongresi, İstanbul, Türkiye, 8 - 10 Mayıs 2025, ss.68, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.68
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

 Giriş: Antimikrobiyal yönetim (AMY) programları, antimikrobiyal tedaviyi optimize etmek, uygunsuz antimikrobiyal kullanımını azaltmak ve antimikrobiyal direnci önlemek için tasarlanmış çok disiplinli girişimlerdir. IDSA/SHEA tarafından yayınlanan kılavuzlar, AMY ekibi için bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve  bir klinik eczacının ortak olduğu multidisipliner bir ekip önermektedir [1]Amaç: Bu olgu sunumunda, klinik eczacı liderliğinde ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı iş birliğinde yürütülen AMY uygulamaları ile sağlanan tedavi optimizasyonu olgusu paylaşılmaktadır. 60 yaşında, hipertansiyon (HT), hipotiroidi ve pankreas kanseri tanıları bulunan erkek hasta, kolanjiyosepsis ön tanısıyla yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Akut böbrek yetmezliği (ABY) gelişmesi üzerine sürekli renal replasman tedavisi (CRRT) başlatılmıştır. Enfeksiyon şüphesi ile acil serviste ampirik olarak imipenem (4x500 mg) ve vankomisin (2x1 g) tedavisine başlanmıştır. Takiben derin trakeal aspirat (DTA) kültüründe panrezistan Kpneumonia izole edilmesi üzerine, hastaya fosfomisin 4x4 g tedavisi başlanması uygun görülmüştür. Bulgular: Güncel literatür, kritik hastalarda ABY varlığında, terapötik aralığı geniş olan hidrofilik antimikrobiyallerin (ör. beta-laktamlar) yeterli plazma konsantrasyonlarına ulaşabilmesi amacıyla renal doz ayarının 48 saat ertelenmesini önermektedir [2]. Ayrıca, beta-laktamların uzamış infüzyonla uygulanmasının; mortalite ve klinik iyileşme gibi parametrelerde daha iyi sonuçlar sağladığı çalışmalarla gösterilmiştir [3]. Nazal MRSA tarama testleri ise yüksek negatif prediktif değeri (> %95) nedeniyle ampirik anti-MRSA tedavilerinin yönlendirilmesinde potansiyel bir AMY aracı olarak kullanılmaktadır. [4]. Son veriler, kritik hastalarda dirençli Kpneumonia enfeksiyonlarında fosfomisin için CRRT dozu olarak 18–24 g/gün aralığını önermektedir. [5]. Klinik eczacı önerisiyle; imipenem tedavisinin 3x1 g dozunda, üç saat uzamış infüzyon şeklinde uygulanması, 48 saat sonra CRRT dozuna geçilerek 4x500 mg olarak devam edilmesi önerilmiştir. MRSA nazal sürüntü sonucunun negatif gelmesi üzerine vankomisin tedavisinin sonlandırılması; fosfomisin dozunun ise CRRT’ye uygun olacak şekilde 3x6 g olarak revize edilmesi önerilmiştir. Klinik eczacı tarafından sunulan tüm öneriler kabul edilmiş ve uygulanmıştır. Tedavi süreci başarıyla tamamlanan hasta dahiliye servisine devredilmiştir. Sonuç: Bu olguda da görüldüğü üzere, klinik eczacılar antimikrobiyal dirençli enfeksiyonlara sahip hastalarda farmakokinetik/farmakodinamik (FK/FD) prensipler doğrultusunda en uygun antimikrobiyal dozaj rejiminin belirlenmesi ve antibiyogram sonuçlarına göre de-eskalasyonun sağlanması gibi önemli sorumluluklar üstlenmektedir.