İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonucu Ölüm Hâlinde Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Hak Sahipliği
Terazi Hukuk Dergisi, sa.239, ss.10-25, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 239
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.67051/thd.239.01
- Dergi Adı: Terazi Hukuk Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.10-25
- Marmara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmada, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu işçinin ölümü hâlinde destekten yoksun kalma tazminatında hak sahipliği incelenmektedir. Türk Borçlar Kanunu m.53/1-b.3 hükmünde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmin edileceği düzenlenmiş, ancak hak sahibi olabilecek kişilerin kimler olduğu açık olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle hak sahipliği belirlenirken mirasçılık, kan hısımlığı, evlilik veya sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında gelir bağlanması tek başına yeterli ölçüt olarak kabul edilmemelidir. Çalışmada eş, çocuk ve anne-baba gibi destek ilişkisi daha kolay kabul edilen kişiler yanında; kardeş, nişanlı, evlilik dışı fiilî birliktelik yaşayan kişiler ve aynı cinsiyetten fiilî birliktelik yaşayan partnerler yönünden de destek ilişkisinin nasıl belirleneceği ele alınmaktadır. Bu kapsamda hak sahipliğinin, şekli statüye değil, somut olayda ölen işçi ile talepte bulunan kişi arasında kurulan gerçek, düzenli ve ispatlanabilir destek ilişkisine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
This article examines entitlement to compensation for loss of support in cases where a worker dies as a result of an occupational accident or occupational disease. Art.53/1-b.3 of the Turkish Code of Obligations provides that losses suffered by persons deprived of the deceased’s support shall be compensated; however, it does not clearly specify who may be entitled to claim such compensation. Therefore, entitlement should not be determined solely on the basis of inheritance status, blood relationship, marriage, or the granting of income under social security legislation. The article discusses how the support relationship should be determined not only for spouses, children and parents, for whom such a relationship is more readily accepted, but also for siblings, fiancés, persons living in non-marital de facto relationships and same-sex de facto partners. It concludes that entitlement should be based not on formal status, but on the genuine, regular and provable support relationship established between the deceased worker and the claimant.