Otoportreden Selfie’ ye Bireyin Görsel Temsilinin Dönüşümü


Satkın M. B.

ORDU ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ARAŞTIRMALARI DERGİSİ, cilt.7, ss.279-288, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 7
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: ORDU ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.279-288

Özet

Dünyanın ve yaşantının hızla evrildiği yeni yüzyılda, hayatımızda birçok şeyin değiştiğine, kavramların ve algıların farklılaştığına tanıklık etmekteyiz. Bu değişimlerden biri de -yeni teknolojilerin rüzgârıyla- bireyin görsel temsilinin portre bağlamında dönüşmesidir. Bu dönüşümün bir boyutunu ortaya koymak amacıyla, değişen sosyal hayatı ve yaşantımızı fotoğraf üzerinden tartışmak, var olan tartışmalara yeni bir bakış açısı getirmek hedeflenmiştir. Bu nedenle bu makalede öncelikle portre fotoğrafından otoportreye ve daha sonrasında "selfie"ye geçiş süreci incelenmiş, elde edilen veriler doğrultusunda otoportre ve "selfie"nin karşılaştırması yapılmıştır. Bu karşılaştırmada insanları otoporte veya "selfie" üretmeye iten psikolojik nedenler de incelenmiştir. İnceleme sonunda otoportre ve "selfie"nin kişinin her türlü ruh halini, iletmek istediği mesajı, bedeni aracılığıyla anlatması gibi bir fenomen haline geldiği gözlemlenmiştir. Otoportrenin bir sanatçı tarafından sanatsal kaygılarla üretildiği bilinirken "selfie"nin halk kitlelerinin hiçbir sanatsal kaygı duymadan ürettiği bir otoportre türü olduğu ortaya konmuştur. Öte yandan, otoportreyi üreten sanatçı, eseri ile topluma bir mesaj iletirken "selfie" üreten bireylerde bu kaygının olmadığı ortaya çıkmıştır. "Selfie" çekip paylaşan kişilerin çoğunda görülen en belirgin özellik, gerçeküstü sanal bir kimlik oluşturma çabası içinde olmalarıdır. Son olarak da otoportre ve "selfie" arasında çarpıcı benzerlik ise, hem otoportre, hem de "selfie" üreticilerinin biricik olma duygusuyla başvurdukları örtülü bir "narsisistik dışavurum" duyguları taşımalarıdır. 

In this new century, in which the World and life rapidly evolves, we witness a differentiation in conceptions and perceptions as well as many changes in our lives. Among these changes, one – with the new technology wave – is the transformation of portrait that is a visual representation of an individual. In order to present a dimension of this transformation, this study aims to discuss the changing social life and way of living over photographs, and bring a new perspective to the existing discussions. For this purpose, in this article first the transition from portrait to self-portrait and later to selfie is analysed and observations are derived, then given these observations self-portrait and selfie is compared. Within this comparison, the pyschological reasons behind the production of self-portrait and selfie is also analyzed. As a result of this analysis self-portrait and selfie is discovered to become a phenomena used to deliver one’s physcological state and/or message by using his/her own body. While it is known that self-portraits are produced by artists with intentions to make art, selfie is a type of self-portrait produced by common people with no artistic intentions. On the other hand, while artists who produce self-portrait deliver a message to the society, selfie producers have no intentions whatsoever. The most explicit threat of most selfie producers is their effort to create a surreal virtual identity. Finally, the most explicit commonality between self-portrait and selfie is that both is produced as a "narcissistic expressionism" by people who feel unique.