Medyum-sonrası Durum ve Fotoğraf


Creative Commons License

Bayraktar K. O.

3. Uluslararası Sanat ve Estetik Sempozyumu, Gaziantep, Türkiye, 4 Nisan - 06 Haziran 2019, ss.458-474

  • Basıldığı Şehir: Gaziantep
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.458-474

Özet

Sanat yapıtlarını üretildikleri araçlar ve sunuldukları medya üzerinden tanımlayan “medyum özgüllüğü” tezi Modernist Resim ve Heykel ile birlikte gelişmiş, daha sonraları bu görüş Fotoğrafa uyarlanmaya çalışılmıştır. Modernist teorisyenler, Resim ve Heykel gibi güzel sanatların özgül bir dalı olarak Fotoğrafın ayrık niteliklerini saptama çabası içine girmiştir. Diğer taraftan, 1940’lardan 70’lere uzanan bu süreçte, medyum özgüllüğü fikrine karşıt bir görüş olarak sanatın “medyum-sonrası durumu” olarak bilinen koşullar ortaya çıkmıştır. Bu durum, sanat yapıtları arasında bir hiyerarşinin olmadığı ve sanatın özgül medyumlar üzerinden tanımlanmasının olanaksız olduğu üretim biçimlerine, sanat algısındaki değişimlere, medya ve teknoloji ilişkisinin ortaya çıkardığı merkezi olmayan formlara gönderme yapar. 1970 sonrası sanat, medyum ayrımları üzerinden tanımlanamayacak bir noktadır ve bu durumun oluşmasında fotoğrafın, diğer araçlarla melezleşebilmedeki kapasitesi, farklı sosyal gruplarla entegrasyonu ve özcü yaklaşımlara izin vermeyen teknolojik yapısı önem taşır. Paradoksal bir biçimde fotoğrafa özgü olarak tanımlanan nitelikler, bizzat özgüllük tezinin çökmesine katkı yapmıştır.


Anahtar Kelimeler: Medyum-sonrası durum, ,post-fotoğraf, medyum özgüllüğü, fotoğraf teorisi, teknoloji, kavramsal sanat

“Medium specificity” thesis, which defines the artworks through the tools from which they are produced and the media in which they are presented, was developed together with the Modernist Painting and Sculpture, and later this view has been tried to adapt to the photography. Modernist theorists have attempted to identify the discrete qualities of photography as a specific branch of fine arts as Painting and Sculpture. On the other hand, in the process from the 1940s to the 70s, conditions known as the “Post-Medium Condition of Art” emerged as opposed to the idea of medium specificity. The idea that art cannot be defined through specific mediums refers to the forms of production where there is no hierarchy between the works of art, the changes in the perception of art and the decentralized forms created by the relationship between media and technology. Art after 1970 cannot be defined through psychical distinctions, and the capacity of the photograph to hybridize with other tools, its integration with different social groups and its technological structure which does not allow essentialist approaches are important in the formation of this situation. Paradoxically, the qualities defined as specific to photography contributed to the collapse of the specificity thesis itself.