Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, I. Ulusal Geleneğin İzinde Geleneksel Türk Sanatları Sempozyumu & Sergisi, Konya, Türkiye, 25 - 26 Nisan 2024, ss.172-186, (Tam Metin Bildiri)
Kültürümüzün önemli bir halkası olarak, tarih içinde gelişerek şekillenen el dokuması halı sanatımız; gökyüzü, doğa, hayat ve yaşamın gözlem ve farkındalığıyla yüklenen duygu ve düşünce anlatımlarıdır. Halıları dokuyanlar; kavramlarla zenginleştirilmiş kompozisyonlarda desen ve motifler aracılığıyla, kültürel ve sanatsal bir dil oluşturmuşlardır. Bu anlamda halılar; yüzey kompozisyonlarının tasarım yöntemleriyle birer öğreti belgeleri niteliğindedir.
Bu çalışmada; doğanın döngüsü ve hayatın içindeki düşünsel özelliklerin yaratıcılık üzerindeki etkilerinin halı sanatına nasıl yansıdığı; tarihsel süreçten seçilen örneklerle değerlendirilirken, insanın nasıl bir varlık olduğuyla birlikte, geçmiş ve günümüz insanının yaşam koşulları konu kapsamına alınmıştır. Çünkü halı sanatının gelişim süreçleri ve günümüzdeki durumu; insanın yaşadığı doğal yaşamın, sosyal, kültürel ve ekonomik koşulların nasıl değiştiğini veya farklılaştığını anlamakla doğrudan ilişkilidir.
Çalışmanın
genelinde betimlemelere dayalı nitel araştırma yöntemiyle; doğa, insan,
yaratıcılık ve sanat üretimi arasındaki bağlantılara vurgu yapılmıştır. Doğaya
bakıldığında; doğa pek çok görünüm zenginliğiyle yaşamı anlatır ve bu anlatım
biçimlerini sürekli değişen görünümlerle geleceğe taşır. Türk sanatı araştırma,
farkındalık ve düşünselliğin sonucudur. Bu nedenle Türk halı sanatını tarihsel
süreçten günümüze değerlendirirken, sanatın estetik ve teknik özellikleriyle
birlikte, geçmiş ve günümüz insanının gökyüzü ve doğanın hayatına yansıyan
düşünsel dünyasını birlikte değerlendirmek gerekir. Bu bütünsel bakış açısı,
Türk halı sanatının zaman süreci ve bugün nasıl bir noktada olduğunun daha iyi
anlaşılmasına olanak sağlar. Kültürel üretimleri gelecek nesillere
gerekçeleriyle birlikte aktarmak ve bu mirasın nitelikli üretimlerle
sürdürülebilirliği, kültürel mirasın korunması kadar önemlidir.