Türk Yoğun Bakım Derneği 23.Ulusal Yoğun Bakım Kongresi, Antalya, Türkiye, 2 - 05 Nisan 2026, (Özet Bildiri)
Amaç: Sepsis ve septik şokta gelişen patofizyolojik değişiklikler ilaçların farmakokinetiğini önemli ölçüde etkileyerek uygun dozlamayı zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada, sağlık profesyonellerinin sepsis ve septik şokta farmakokinetik değişiklikler ve buna bağlı ilaç dozlamasına ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Yöntem: Bu kesitsel anket çalışması, Eylül–Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’de görev yapan hekimler ve klinik eczacılar arasında gerçekleştirildi. Yoğun bakım hekimleri ve klinik eczacılık uzmanlarının yer aldığı modifiye Delphi süreci ile geliştirilen anket; bilgi (7 madde), tutum (9 madde), davranış (5 madde) alanlarını ve klinik senaryoyu içermektedir. Bilgi soruları doğru/yanlış/bilmiyorum şeklinde puanlandı; tutum ve davranışlar 5’li Likert ölçeği ile değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve çok değişkenli regresyon analizleri kullanıldı.
Bulgular: Çalışmaya toplam 203 sağlık profesyoneli katıldı. Ortalama bilgi puanı 7 üzerinden 3,67 ± 1,70 olup katılımcıların yalnızca %31,5’i yüksek bilgi düzeyine sahipti. Bilgi eksiklikleri özellikle subkütan antikoagülan dozlaması ve sürekli renal replasman tedavisi sırasında ilaç klerensi konularında yoğunlaşmaktaydı. Tutum (4,25 ± 0,30) ve davranış puanları (4,00 ± 0,64) yüksek bulundu. Klinik eczacılar, hekimlere kıyasla daha yüksek bilgi puanına sahipti ve klinik senaryoda daha doğru dozlama yaklaşımı sergilediler (%94,1’e karşı %72,8; p=0,008). Regresyon analizinde mesleki rol, bilgi düzeyinin en güçlü bağımsız belirleyicisi olarak saptandı.
Sonuç: Sağlık profesyonellerinin sepsiste farmakokinetik temelli dozlamaya yönelik tutumları olumlu olmakla birlikte, özellikle ileri farmakokinetik konularda belirgin bilgi eksiklikleri mevcuttur. Klinik eczacıların bu çalışmada bilgi ve uygulama düzeylerinin daha yüksek olması, sepsis yönetiminde multidisipliner yaklaşımın ve hedefe yönelik farmakokinetik eğitimin önemini vurgulamaktadır.