Nurullah Ataç Bir Polemikçi mi Yoksa İzlenimci midir?


Babacan M.

Eleştiriyorum, cilt.3, sa.6, ss.34-45, 2026 (Hakemsiz Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 3 Sayı: 6
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Eleştiriyorum
  • Sayfa Sayıları: ss.34-45
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türk eleştirisinin en önemli isimlerinden biri olan Nurullah Ataç’ın(1898-1957) yazı hayatı 1921 yılında Dergâh dergisinde başlar.  Ataç, ölüm tarihi olan 1957 yılına kadar, eleştiri, şiir, deneme, söyleşi ve tanıtma yazıları yazmış ve Fransızcadan çeviriler yapmıştır. Eleştirmenlik hayatına daha çok Dergâh, Akşam, Hâkimiyet-i Milliye, Son Posta, Milliyet, Ulus, Son Havadis, Hayat, Haber-Akşam Postası, Yeni Adam, Ülkü gibi gazete ve dergilerde yayımlanmış, eleştirmeye tiyatro yazılarıyla başlamıştır. Tiyatro eleştirmenliğinden bir süre sonra vazgeçmiş, arada bir roman ve hikâye alanında eleştirel yazılar kaleme almakla birlikte giderek ilgisini şiir eleştirisine doğru yöneltmiştir.

Yaşadığı dönemde, Batı edebiyatında ve Türk edebiyatında çıkmış olan pek çok roman ve hikâye eserini de takip etmiş, zaman zaman bu türler hakkındaki ciddi teorik görüşleri ve isabetli hükümleriyle yazılar kaleme almıştır. Ataç’ın teorik anlamda eleştiriyi ele aldığı yazılarda pek çok terim hakkında bugün dahi geçerliliğini ve orijinalliğini koruyan tanımlamalara gittiği görülür. Özellikle nesnel ve öznel eleştirinin özelliklerini, iyi bir eleştirmende bulunması gereken nitelikleri, eleştirmenle edebiyat tarihçisini birbirinden ayıran özellikleri göstermesi bakımından bu görüşler önemlidir.

            Bilindiği gibi okura dönük eleştiri yöntemlerinden biri olan izlenimci eleştiri; kuralcılığa, bilimselliğe ve nesnelliğe bir tepkidir, kurallara inanmamaktadır. Bir eser hakkında herkesçe geçerli yargılar verilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla herhangi bir doğrudan veya yanlıştan da söz edilemez. Eleştirmen yalnızca eserden zevk alıp almadığına bakar. Eserin kendisinde yarattığı izlenimleri, uyandırdığı duyguları ve düşünceleri dile getirir.[1] İzlenimci eleştiride kesin yargılar yoktur. Yazarın öznel görüşleri söz konusudur. Bu türdeki eleştiri herhangi bir edebi türde yazılabilir. Deneme, biyografi, gezi yazısı vb. türler, izlenimci eleştiriye ait özellikler barındırabilmektedir.

            Ülkemizde izlenimci eleştirinin en önemli temsilcisi Nurullah Ataç olmuştur. Ataç, öznel eleştirinin bir gereği olarak eleştiri geleneği içerisinde ele alınan ölçütleri kabul etmemektedir. Bilimsel yöntemlerle çalışan bir eleştirmen değildir.[2] Eserlerin kendisinde bıraktığı izlenimleri öznel bir bakış açısıyla yansıtmaktadır.



[1] Berna Moran, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri,  İstanbul 2002,  İletişim Yayınları, s. 264.

[2] Süeda Dilek Yalçın Çelik, "Nurullah Ataç'ın Söyleşi, Deneme ve Eleştiri Yazıları Bağlamında Divan Edebiyatı Üzerine Görüşlerin Değerlendirilmesi". Journal of Turkish Studies (Türklük Bilgisi Araştırmaları) Cem Dilçin Armağanı-II, 2009,   Sayı: 33, s. 319-349.