DBY YAYINLARI, İstanbul, 2026
Güzelliğin Ötesi: Estetik Felsefede Çirkinlik Olgusu, sanatın temelinde yer alan estetik arayışı, yalnızca “güzel” kavramı üzerinden değil; onun karşıtı olan “çirkin” olgusu üzerinden de ele alarak yeniden düşünmeyi amaçlamaktadır.
Eser, estetik felsefenin tarihsel gelişimi içinde güzellik kavramının mutlak ve değişmez bir değer olmadığını ortaya koyarken, çirkinin de en az güzel kadar güçlü ve anlam yüklü bir estetik kategori olduğunu savunmaktadır. Özellikle 19. yüzyıl sonrası sanat akımlarıyla birlikte, sanatın yalnızca güzeli yansıtma işlevinden uzaklaşarak çirkinlik, yabancılaşma ve eleştirel ifade biçimlerine yöneldiği vurgulanmaktadır.
Çalışma, sanat eserinin biçim ve içerik arasındaki ilişki üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarak, estetik değerin yalnızca konu edilen unsurun güzelliğine bağlı olmadığını; sanatçının yorum gücüyle çirkinin de estetik bir deneyime dönüştürülebileceğini göstermektedir. Bu bağlamda çirkinlik, yalnızca olumsuz bir kategori değil, aynı zamanda sanatın ifade alanını genişleten ve izleyicide güçlü duygusal etkiler yaratan bir estetik araç olarak ele alınmaktadır.
Umberto Eco’nun çirkinlik üzerine geliştirdiği düşünsel çerçeveden hareketle, eser; sanat tarihinde çirkinin temsili, estetik algının dönüşümü ve çağdaş sanatın eleştirel yönelimleri üzerine kapsamlı bir tartışma sunmaktadır. Sonuç olarak kitap, sanatın yalnızca güzeli idealize eden bir alan olmadığı; aksine hayatın içindeki tüm gerçeklikleri, çirkin olan dahil, estetik bir yorumla yeniden üreten dinamik bir ifade biçimi olduğunu ortaya koymaktadır.