Cash Pooling (Nakit Havuzu) Uygulamasında Bağlı Şirket Yönetim Kurulunun Sermayenin Korunması İlkesi Bağlamındaki Yükümlülükleri ve Sorumluluğu


Özdin F.

Sermaye Şirketleri Hukukunda Güncel Gelişmeler Sempozyumu - Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul, Türkiye, 19 Haziran 2019, ss.51-118

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.51-118

Özet

Dış kaynaklardan kredi temininin her geçen gün daha ağır koşullara bağlanması ve zorlaşması, şirketleri ve şirketler topluluklarını alternatif finansman kaynakları aramaya yöneltmektedir. Bu bağlamda Topluluklarda uygulanmak üzere geliştirilen "cash pooling" sistemi, sağlamış olduğu ekonomik faydalar sebebiyle her geçen gün daha da yaygınlaşan ve hatta gelişmiş ekonomilerde Topluluklar açısından vazgeçilmez bir finansman aracı haline gelmiştir. Ancak söz konusu sistem uyarınca Topluluk şirketlerinin sahip oldukları tüm nakdi sürekli olarak hakim şirketin yönetimi altındaki havuz hesabına aktarmaları, sistemin Topluluk şirketlerinin malvarlığının ve çıkarlarının Topluluk hakimi ya da Topluluk lehine ihlal edilmesi tehlikesini de beraberinde getirmektedir. Bu sebeple cash pooling uygulaması, şirketlerin bağımsızlığı prensibini temel alan klasik şirketler hukuku açısından bakıldığında, herşeyden önce "sermayenin korunması temel prensibi" ile çelişen sonuçlara sebep olabilmektedir. Söz konusu makalede cash pooling uygulamasının Türk hukuku açısından sermayenin korunması ilkesi ile uyumlu bir şekilde icra edilebilmesi ve bu ilkeye aykırılık teşkil edebilecek sonuçların meydana gelmesine engel olmak açısından bağlı şirket yönetim kurulunun dikkat etmesi gereken hususlar, bu bağlamda ona düşen inceleme yükümlülükleri ve yine bu uygulama kapsamında bağlı şirket yönetim kurulu açısından gündeme gelebilecek olan sorumluluk meselesi, basit hakimiyet ve tam hakimiyet ayrımı gözetilmek suretiyle ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Buna ek olarak ayrıca hakim şirket yöneticilerinin yükümlülük ve sorumluluğu meselesine de kısaca değinilmiştir. Çalışmanın kapsamının gereğinden fazla genişletilmemesi amacıyla, yalnızca fiili hakimiyet halleri temel alınmış olup, bağlı şirketin bir anonim ortaklık olduğu varsayımından yola çıkılmıştır.

Due to the diffıculty of outsourcing and its increasingly harder conditions each passing day, companies and group of companies are being led to look for alternative sources of financing. In this context, the cash pooling system, which was developed to be implemented at group of companies, has become an indispensable financing tool which is widespread because of the economic benefits it provides. However, in accordance with this system, the transfer of all the cash owned by the group companies to the central account under the management of the dominant company poses the risk that the assets and interests of the group companies in the system may be violated in favor of the Group dominant or the Group. For this reason, cash pooling may lead to conflicting results contrary to the basic principle of "capital protection" from the perspective of classical corporate law which is based on the principle of independence of companies. In this article following points are examined in accordance with the distinction between simple dominance and full dominance: the necessary conditions for the implementation of cash pooling in accordance with the principle of protection of capital in terms of Turkish law; the matters to be taken into consideration by the board of directors of the affiliated company in order to prevent the occurrence of results that may be contrary to this principle; examination obligations of the board of directors of the affiliated company and the responsibility of it that may arise in the scope of cash pooling. In addition, the issue of liability and responsibility of the board of directors of the dominant companies was discussed briefly. In order not to over-expand the scope of the study, only the de facto domination is taken as the basis and it is assumed that the subsidiary is a joint stock company.