Diğer, ss.30-52, 2009
“Sımsıkı sarıldığınız kişiliklerimizin, yüzümüze
geçirdiğimiz maskelerimizin ardında, varlığımızın derinliklerinde bizi
birbirimize bağlayan ortak bir "Öz" saklı. Derindeki bu
"Öz"ün yüzeye çıkmasına izin verdiğimizde artık ne birbirimize
kızabilir, ne düşmanlık duyabilir, ne de kıskanabiliriz. Belki de böylelikle
farklılıklarımızı bir çatışma nedeni olarak değil de yaşamın zenginliği olarak
görebilir; ırk, din, dil, milliyet engellerini aşabilir; tüm insanlığı ailemiz,
gezegenimizi de yuvamız olarak
Yaşadığımız bu kentin sokaklarında her gün sayısız yüzlerle,
"Diğer"leriyle göz gözeyiz. Bütün bu kent onların sesleri, onların
acı ve sevinçleri ile dolu. Onlarla soluk alıp veriyor. Kentin köşesinde kara
bir pano. Panonun önünde duran birbirinden farklı insanlar. Kendilerine ait ne
varsa, bütün hikayeleri ile bize bakıyorlar. Onlar bizim dünyamız. Onlar, BİZ,”