Kültürel Miras Yapım Süreçlerinde Sembolik İyileşmenin Rolü: 15 Temmuz Örneği


Creative Commons License

Karataş İ.

Milli Kültür Araştırmaları Dergisi, cilt.3, sa.1, ss.94-109, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 3 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Milli Kültür Araştırmaları Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.94-109

Özet

15 Temmuz darbe girişimi günü ve sonrasında yaşanan süreçler, Türk toplumunun her kesiminden fertleri belli derecelerde etkilemiştir. Birçok insanın şehit ve gazi olduğu bu darbe girişimi, yalnız fertlerin kendisinde değil toplumsal hafızasında da derin izler bırakmıştır. Bu sebeple bireylerin toplumsal hafızasının canlı tutulması adına farklı strateji ve teknikler geliştirilmiştir. Geliştirilen stratejilerin temelini ise darbe girişimi sonrası kurgulanmış söylemler oluşturmaktadır. Bahsi geçen söylemlerin hedef kitlesi çekişmeyi deneyimleyen bireyler ve bu bireylerin gelecek nesilleriyken, amacı da bireyleri ortak bir kültürel miras oluşturma süreçleriyle etkilemek olmuştur. Bu etkileme süreçlerinin ürünlerinden biri olan kültürel miras yapım süreçleri de 15 Temmuz sonrası yaşanan değişiklikler ve yenilikler yoluyla kendini göstermiştir. Kültürel miras açısından deneyimlenen değişiklik ve yeniliklerin yansımalarından biri de sembolik iyileşmeye yönelik geliştirilen kültürel ve söylemsel pratikler olmuştur. Bu pratiklerin başında ise 15 Temmuz kahramanlık motif ve anlatıları, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ve 15 Temmuz sonrası inşa edilen ya da üzerinde sembolik değişiklikler yapılan mekân ve yapılar gelmektedir. 15 Temmuz buhranı sonrası yaşanan bu yenilikler şüphesiz toplumun deneyimlediği çekişme sonrası süreçleri sembolik anlamda hatırlatmaya, iyileştirmeye ve yaşatmaya yöneliktir. 

The processes which are experienced in the day of 15th July coup attempt and following have somewhat influenced the individuals from each part of Turkish society. The coup attempt that most of people became the martyr and ghazi have not only left deep scars to the individuals themselves but their collective memory as well. In favour of vivifying the collective memory of the individuals, therefore, different strategies and techniques have been developed. The established discourses in the post-coup process underlie these developed strategies. While the target group of these aforementioned discourses is the individuals who experienced the conflict and their next generations, the aim of them has also been to have impact on these individuals through the processes of a common cultural heritagisation. So the process of cultural heritagisation that one of the result of these impression processes has itself become prominent via the shifts and renewals experienced in the 15th July following. In terms of cultural heritage, one of the reflection of experienced shifts and renewals has been cultural and discursive practices aimed at symbolic healing. These leading practices are 15th July heroic motifs and narratives, 15th July Democracy and Unity Day and the places and structures newly built or modified after 15th July coup attempt. These renewals in the process of post-15th July trauma have undoubtedly aimed at embalming, healing and vivifying of the experiences in a symbolic sense.