KÜRESEL TURİZM ENDÜSTRİSİNDE YARATICI YIKIM: KONAKLAMA SEKTÖRÜ VE İSTİHDAM YAPISINA OLASI ETKİLERİ


Soyak M.

3nd MUNZUR INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATION CONGRESS May 02-03, 2026 / Tunceli, Türkiye EDITOR Prof. Dr. Banu KUTLU Issued: 29.05.2026 Liberty Publishing House Water Street Corridor New York, NY 10038 www.libertyacademicbooks.com +1, Tunceli, Türkiye, 2 - 03 Mayıs 2026, ss.389-397, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Tunceli
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.389-397
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu bildiri Joseph Schumpeter’in "Yaratıcı Yıkım" (Creative Destruction) kavramı bağlamında, küresel turizm endüstrisi ve konaklama sektöründe yaşanan radikal teknolojik yenilikleri ve bu sürecin istihdamının niceliği ve yapısı üzerindeki olası etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Schumpeter’in yaratıcı yıkım metaforu, ekonomideki eski yapıların yerini daha verimli yeni yapılara bırakan bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu süreçte; özellikle yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT) ve sürdürülebilirlik odaklı yeni iş modelleri turizm endüstrisini yeniden şekillendirmeye başlamıştır. Bu bağlamda eski tip tatil planlama tekniklerinin yerini “Temsilci Yapay Zeka” sistemleri almakta, kitle turizm tipinin yıkılmasıyla "Onarıcı Turizm" tipi ortaya çıkmakta ve konaklama işletmelerindeki dijitalleşme süreçleri endüstriyi yeniden şekillendirmektedir. Özellikle konaklama sektöründeki “Varlıksız Stratejiler” ve "Görünmez Hizmet" modelleri sektörün hem mülkiyet yapısını hem de hizmet hiyerarşisini köklü değişimlere uğratmaktadır.

Bu dönüşüm sektörün istihdam yapısıyla ilgili bazı risk ve fırsatları öne çıkamaktadır. Böylelikle konaklama sektörünün istihdam yapısında çelişkili bir durum oluşmakta; otomasyon ve robotik sistemleri düşük nitelikli işgücü gerektiren rutin işleri ortadan kaldırırken (yıkıcılık); veri analitiği, deneyim küratörlüğü ve teknoloji yönetimi gibi yüksek katma değerli yeni rollerin (yaratıcılık) önü açılmaktadır. World Travel &Tourism Concul (2025)’e göre 2035 yılına yönelik projeksiyonlarda (göreceli şekilde ifade edildiğinde) işgücü arzı talebin %29 altında kalacak olan Japonya’nın en büyük arz açığı yaşaması beklenirken, bu ülkeyi Yunanistan (%27) ve Almanya (%26) takip etmektedir. Bir bütün olarak Avrupa Birliği’nde ise %21’lik bir fark öngörülmektedir. 2035 yılı itibarıyla küresel konaklama sektörünün işgücü talebi ile arzı arasında %18’lik bir farka tekabül eden 8,6 milyon çalışan açığıyla karşı karşıya kalacağı tahmin edilmektedir. Bu süreçte varlığını sürdürebilecek olan işgücünün ise dijital yetkinlik ile duygusal zekayı birleştiren "hibrit çalışan" profili olacağı öngörülmektedir.

Sonuç olarak bildiride; turizm endüstrisi ve konaklama sektöründe radikal teknolojik yeniliklerin bir amaç değil, insan etkileşimini ve sürdürülebilirliği derinleştiren bir araç olarak konumlandırılması gerektiği, aksi takdirde "misafirperverlik ruhunun" kaybolma riskiyle karşı karşıya kalabileceği vurgusuna özel önem verilmektedir. Bu bağlamda şirketlere ve ülkelere yönelik turizm politikalarının tasarımında odaklanılması gereken konu; verimlilik artışı için yüksek teknoloji kullanılırken, insan dokunuşunun yarattığı o eşsiz katma değerin nasıl korunacağı sorusudur.

Anahtar Kelimeler: Yaratıcı Yıkım, Turizm Endüstrisi, Konaklama Sektörü, İstihdam, Schumpeter.