ROMA HUKUKUNDA KİRACININ TAŞINMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN HİMAYESİ: INTERDICTUM DE MIGRANDO


Günveren G. B., Sezgin S.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.1429-1454, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1429-1454
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Roma hukukunda şehir taşınmazlarının kiralanması, insulae tipi yapıların yaygınlaşmasıyla birlikte hem ekonomik hem de toplumsal hayatın temel bir unsurunu oluşturmuş ve kiracının taşınma sürecinde özel koruma mekanizmalarına duyulan ihtiyaç belirginleşmiştir. Bu çerçevede praetor tarafından geliştirilen interdictum de migrando, kiracının taşınma iradesini (migratio) kullanırken eşyalarının kiraya veren tarafından alıkonulmasını veya konutun fiilî şekilde kilitlenerek tahliyenin engellenmesini yasaklayan işlevsel bir himaye aracı olarak ortaya çıkmıştır. Interdictum de migrandoun temel amacı, kiracının konutla bağlantısını sonlandırırken kiraya veren ile kiracı arasındaki menfaat dengesini korumak, uyuşmazlıkların ihkak-ı hak görünümünde ve güç kullanımı yoluyla çözümsüz bırakılmasını önlemek ve taşınma sürecinin güvenli biçimde tamamlanmasını sağlamaktır. Interdictum de migrando, kira borcunun ifa edilmiş olması, gerekli güvencenin sağlanması veya güvencenin sağlanmasına engel teşkil eden durumun kiraya verenden kaynaklanması gibi hâllerde işletilerek kiracının konuta getirdiği eşyalarını tahliye edebilmesine imkân tanınmıştır. Uygulamada hem belirli taşınırların teminat konusu yapıldığı özel rehin listeleri hem de borçlunun mevcut ve ileride edineceği malların teminat kapsamına girdiğini öngören genel kayıtlar kullanılmıştır. Böylece kira sözleşmesine (locatio conductio rei) eklenen hypotheca hükümleri bütüncül bir teminat yapısına dönüşmüştür
In Roman law, the leasing of urban immovables became a fundamental component of economic and social life with the spread of insulae-type buildings, and the tenant‟s need for special protection during relocation grew more visible. Within this framework, the interdictum de migrando developed by the praetor functioned as a practical protective mechanism. It prohibited the landlord from retaining the tenant‟s belongings or blocking evacuation by locking the dwelling when the tenant exercised the right of migration (migratio). The core purpose of the interdictum was to preserve the balance of interests between landlord and tenant at the moment the contractual relationship ended, to prevent disputes from turning into self-help and the use of force, and to ensure a safe completion of the moving process. The interdictum was applied where the rent had been fulfilled, adequate security was provided, or the lack of security was attributable to the landlord, thereby allowing the tenant to remove belongings. In practice, both specific pledge lists covering designated movables and general clauses securing present and future assets were used, so that hypotheca provisions attached to the lease (locatio conductio rei) formed an integrated system of security.