Bir Dil Arkeoloğu Olarak Hüsrev Hatemi


Babacan M.

SÖYLEM 5. ULUSLARARASI FİLOLOJİ SEMPOZYUMU, Isparta, Türkiye, 7 - 09 Mayıs 2026, cilt.1, sa.19744, ss.295-297, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Isparta
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.295-297
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

       BİR DİL ARKEOLOGU OLARAK HÜSREV HATEMİ-Mahmut Babacan

 Önce aruz ve hece ile, sonra da serbest vezne yönelmiş bir şair olan Hüsrev Hatemi,1960’lı yıllardan itibaren edebiyat dünyasında faal olarak yer almış bir tıp doktorudur. 

        Bu çalışmada inceleme alanı olarak "Kelimeler Kitabı" seçilmiştir. İşte bu çalışmada Hatemi’nin özgün metodolojisini göstermeye çalışacağız. Ayrıca bu eserdeki kavramsal zenginliği gün yüzüne çıkarmaya çalışacağız.

        Deneme üslubundaki bu yazılarda, tarih, tıp, musiki ve edebiyatla ilgili terimlerin bulunduğu bu eser bir kültür sözlüğü niteliği taşır. Yazarın etimolojik anlamlarını açıklarken kadim sözlüklerden Ahteri, Meninski ve Kamus-ı Türkî gibi sözlüklerden referanslar verir. 

        Hatemi, bu eserinde kelimelerin kökenlerine inerken okuyucuyu sıkıcı lügat açıklamalarından uzaklaşıp çocukluk anılarıyla bezenmiş bir "anılı çarşıya" davet eder. Yazar için bir kelimeler,  dokuz yaşında yanlış anladığı bir yer isminde, bir boyacının gündelik ağzında veya babasından duyduğu ağır bir terkipte yaşayan canlı bir varlıktır.

        Eserde, "maslak", "tornistan" ve "kadirşinas" gibi kelimelerin şahsi tecrübelerden süzülen hikâyeleriyle başlayan bilgi yolculuğu, Yunus Emre’den Yahya Kemal’e, Ahmet Vefik Paşa’dan Fransızca-Türkçe ilk sözlüklere kadar uzanan bir filolojik incelemeye dönüşmektedir. Yazar sadece kelime açıklaması yapmakla kalmayıp "Gazetelerin Türkçesi" ve "Türkçe Suçları" gibi başlıklarda dildeki estetik kayıpları ve anlam erozyonunu eleştirir. Kelimeler Kitabı, etimolojiyi kuru bir bilim olmaktan çıkarıp onu tarih, felsefe ve edebiyatla harmanlayan özgün bir deneme külliyatıdır.

       Etimolojik iddia ve açıklamalarına yazar, Kaşgarlı Mahmud ve Ahteri gibi eski sözlüklerin yanı sıra Meninski, Bianchi ve Redhouse gibi çok dilli sözlüklere; Şemsettin Sami’den Sevan Nişanyan gibi  sözlükçülere kadar uzanan geniş bir  referans ağı örer. Eserde tıbbi terimlerden musiki makamlarına kadar genişleyen kavramlar dizini yer almaktadır.

       Yazılarda “ahlat-ı erbaa, melankoli, anatomi, bipoler, malihulya, manik-depresif, zigot ve lenfavi gibi tıbbi terimlerin yanı sıra gazel, mısra, beyit, rübai, koşma, mersiye, mâni, müstezad divan ve beyit gibi edebi terimler; pozitivizm, fenomenoloji, skolastik felsefe, yapısalcılık, fenomen, görüngü, isbatiye, materyalist ve fenomen gibi felsefi terimler; hicaz, nihavend, rast, curcuna, beste, güfte ve aksak usulü gibi musiki terimleri yer almaktadır.

       Kitaptaki "Gazetelerin Türkçesi", "Türkçe Suçları" ve "Dil Zevksizliği" gibi başlıklar, yazarın dildeki yozlaşmaya karşı geliştirdiği muhalif tutumu yansıtmaktadır. Bütün bu veriler, yazarın çok yönlü kişiliği ve zengin müktesebatını göstermektedir.

 

Anahtar Kelimeler:  Hüsrev Hatemi, terim bilgisi, filoloji, etimoloji