Türk Halı Sanatında Kimlik, Bellek ve Estetik Değerlerin İncelenmesi


Creative Commons License

Tunç S., Çiloğlu H., Öztürk İ.

Premium e-Journal of Social Sciences (PEJOSS), cilt.9, sa.61, ss.1864-1874, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Bu çalışma, Türk halı sanatını yalnızca teknik ve estetik bir üretim alanı olarak değil; bellek, kimlik ve anlam üretimi bağlamında yaşayan bir kültürel yapı olarak ele almaktadır. Halı yüzeyi; motif, renk, kompozisyon ve tekrar düzenleri aracılığıyla bireysel ve kolektif deneyimlerin zaman içinde biriktiği, çok katmanlı bir bellek alanı olarak değerlendirilmektedir. Araştırmada, halının gündelik yaşamla kurduğu fiziksel temasın, yüzeyde bıraktığı izler üzerinden kültürel belleğin görünürlük kazandığı; kullanım sürecinin halıyı tamamlanmış bir nesne olmaktan çıkararak, sürekli dönüşen bir anlam alanına dönüştürdüğü ortaya konmuştur.Nitel araştırma yöntemi çerçevesinde; seçilmiş Türk halısı örnekleri üzerinde yapılan görsel ve biçimsel çözümlemeler, motiflerin sabit semboller olarak kullanılmadığını; zaman, deneyim ve kültürel bağlam içinde yeniden anlamlanan dinamik yapılar olarak işlediğini göstermektedir. Tekrar, boşluk, yön ve denge ilişkileri, halı yüzeyinde doğadaki süreklilik ve dönüşüm mantığıyla örtüşen bir estetik düzen oluşturmaktadır. Çalışma, halının bireysel yaşantıların ve toplumsal hafızanın taşıyıcısı olarak, kimliğin oluşumuna katkıda bulunduğunu; bu yönüyle Türk halı sanatının yaşayan bir kültürel bellek niteliği taşıdığını açıklamaktadır.

This study approaches Turkish carpet art not merely as a technical and aesthetic field of production, but as a living cultural structure within the context of memory, identity, and meaning making. The carpet surface is regarded as a multilayered memory space in which individual and collective experiences accumulate over time through motifs, colors, compositional arrangements, and systems of repetition. The research reveals that the physical contact established between the carpet and everyday life renders cultural memory visible through the traces left on its surface, transforming the carpet from a completed object into a continuously evolving field of meaning through its process of use. Within the framework of a qualitative research method, visual and formal analyses conducted on selected examples of Turkish carpets demonstrate that motifs do not function as fixed symbols, but rather operate as dynamic structures that are constantly reinterpreted within time, experience, and cultural context. The relationships of repetition, void, direction, and balance create an aesthetic order on the carpet surface that corresponds with the principles of continuity and transformation observed in nature. The study concludes that the carpet, as a carrier of both individual life experiences and collective memory, contributes to the formation of identity; in this respect, Turkish carpet art embodies the character of a living cultural memory.