ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Ofisi (The Office of the International Religious Freedom) ve Din Özgürlüğü Kavramının Düşündürdükleri


Creative Commons License

Ünlü N.

II. ULUSLARARASI DIN SOSYOLOJISI SEMPOZYUMU, İstanbul, Türkiye, 22 - 24 Ekim 2020, ss.98

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.98

Özet

Özet

Bu bildiri ABD Dış İşleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Uluslararası Din Özgürlüğü Ofisi ve onun özellikle Türkiye üzerindeki çalışmalarına ışık tutmaktadır. Bildiri önce kısaca Ofis’in ve onun paralelinde çalışan Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun nasıl kurulduğunu ve çalıştığını anlatacak daha sonra da son beş yıllık Türkiye raporlarını yakından inceleyecektir. Uluslararası din özgürlüğü teşvikleri ülkelerin problemlerine ve eksiklerine işaret ederek bazı faydalar sağlasa da, belli siyasi ve dini formlara öncelik verdiği için birçok eleştiri toplamıştır. Bu eleştiriler din özgürlüğü kavramının soy kütüğünü ortaya koyarak, bu tarz uluslararası din özgürlüğü tartışmalarının evrensel insan hakları hassasiyetlerini yerine getirmekten ziyade güçlü olanın lehine kullanışlı bir diplomatik alete dönüştüğünün altını çizmektedirler. Diğer taraftan, bazıları ise ABD’ye yöneltilen küstahlık ve diğer devletlerin iç işlerine karışmak gibi eleştirileri eksik bulmaktadırlar. Bu görüşe göre, ülkeler uluslararası insan hakları beyannamelerine imza attıkları zaman insan hakları meselesinin sadece bir iç mesele değil meşru bir uluslararası mesele olduğunu kabul etmişlerdir. Yine bu görüşe göre, ülkelerin birbirleri hakkındaki eleştirileri geniş çapta gözlemlenebilecek bir durumdur ve bu tarz sözlü ifadeler uluslararası hukukta müdahale olarak kabul edilmekten çok uzaktır. Uluslararası din özgürlüğü üzerindeki bu tartışmalarla diyalog halinde, bildirinin sonuç kısmı incelenen Türkiye raporları ışığında iddia etmektedir ki Amerikan din-devlet ayrımı ve Türkiye laikliği iki farklı sekülerizm ve buna bağlı olarak iki farklı din özgürlüğü paradigması sergilemektedir. Bu durum Amerikan tipi sekülerizm formülünün dayatmasına yönelik eleştirilerini haklı çıkarmaktadır. Ayrıca Türkiye raporları geriye dönük incelendiğinde din özgürlüğü atmosferi son yıllarda (2013 sonrası) daha negatif bir şekilde yansıtılmıştır. Bu gerilemenin toplumsal gerçekliğinin olup olmadığının anlaşılması dini azınlıklar üzerinde yapılacak daha çok çalışma ile mümkün olacaktır.

Anahtar Kelimeler: ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Ofisi, Din Özgürlüğü, Sekülerizm, Dini azınlıklar