Kliniğimizde İzlediğimiz Hematoloji Onkoloji Hastalarımızda Gelişen Covid-19 Enfeksiyonlarının Klinik Bulguları ve Prognozları


Creative Commons License

Eker N.

8.Marmara Pediatri Kongresi, İstanbul, Türkiye, 20 - 21 Şubat 2021, ss.52-54

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.52-54

Özet

Koronovirüsler, zarflı, RNA virüslerdir. Kış ve ilkbahar aylarında üst solunum yolu enfeksiyon etkeni olarak karşımıza çıkmaktadırlar. İnsanlarda enfeksiyon oluşturan yedi tip koronovirüs mevcuttur. Bunları; OC43, 229E, SARS-CoV, NL63,HKU1, MERS-CoV ve SARS-CoV-2 oluşturmaktadır. Covid-19 ise yeni bir koronovirüstür. İlk olarak Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrinde başlamış, hızla tüm dünyaya yayılarak 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmiştir. Ülkemizde de yine 11 Mart 2020 tarihinde ilk vaka görülmüştür. Ocak 2021 tarihi itibari ile de dünyada 2 milyondan fazla, ülkemizde ise 23.832, Covid-19 enfeksiyona bağlı ölüm bildirilmiştir. Covid-19 enfeksiyonu, asemptomatik klinik bulgulardan, hayatı tehdit eden ve solunum yetmezliği ile giden ağır bir klinik

tabloya kadar değişen geniş bir spektruma sahiptir. Hedef organ akciğerdir ve multiorgan yetmezliğine neden olan ciddi bir inflamatuar yanıta neden olabilmektedir. Ağır klinik tablo için risk gruplarına bakıldığında, primer ve sekonder

immunyetmezlikler, özellikle kanser tedavisi alan veya hematopoetik kök hücre nakli yapılan hastalar da yüksek risk grubu içerisinde yer almaktadır. Çocukluk çağı kanserlerinde, enfeksiyon, zaten ciddi bir morbidite ve mortalite nedenidir.

Covid 19 enfeksiyonunun ise çocuklarda daha hafif seyirli bir klinik oluşturduğu düşünülmektedir. Kanser hastası çocuklarda Covid-19 enfeksiyonu ise bazı çalışmalarda iyi, bazılarında ise şiddetli bir klinik tabloya yol açtığı şeklinde

belirtilse de genel görüş hastalığın ağır seyredebileceği şeklindedir. Uluslararası çocuk onkoloji komiteleri toplanarak, Nisan 2020’de, pandemi döneminde kanserli çocuk hastalara yaklaşımları açısından görüşlerini yayınladılar (1). Aynı şekilde hematopoetik kök hücre nakil (HKHN) hastaları içinde Avrupa kemik iliği transplantasyon komitesi önerilerini yayınladı (2). Bu öneriler ışığında, merkez yaklaşımımız tablo-1’de özetlenmiştir. Merkezimizde, Mart 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında, 71 lösemi, 92 solid tümörlü olmak üzere 163 hastanın tedavisidevam etmekte idi. Acil endikasyonu olan 6 hastaya da HKHN yapıldı. Tüm kanser tedavisi alan vakalar arasında, 22 hastaya Covid-19 enfeksiyonu tanısı konuldu. 21 hastanın PCR pozitifliği mevcut iken bir vaka klinik ve temas öyküsü iletanı almıştı. Hastaların klinik özellikleri tablo-2’de özetlenmiştir. Tedavilerine bakıldığında; 6 (%27,2) olgu azitromisin ve hidroksiklorokin, 5 (%22,7) olgu favipravir tedavisi almış, 11 (%50) olgu ise Covid-19 enfeksiyonu için herhangi bir tedavialmamıştı. On beş (%68,1) olgu, altta yatan immunsuprese durumları nedeni ile klinikleri ile birlikte değerlendirilerek, ek olarak geniş spektrumlu antibiyotik de almıştı. D-dimer değeri yüksek olan 6 (%27,2) olguya antikoagulan tedavi başlanmıştı. Steroid tedavisi alan hastalara bakıldığında, bir olgu HLH nedeni ile zaten steroid almakta idi. İki olgu PIMS tanısı, bir olgu da septik şok nedeni ile steroid tedavisi almıştı. Ateşi olan vakaların ortalama ateş süresi 4 gün idi. Eş zamanlı kültür üremelerine bakıldığında, bir idrar kültüründe Klebsiella, kan kültürlerinde ise bir olguda vankomisin rezistan enterokok, bir olguda da Stenetrophomanas maltophillia üremesi olmuştu. Tüm hastalardan sadece iki tanesinde oksijen ve solunum desteği ihtiyacı olmuştu. Bu vakalardan birisi HLH ve lenfoma tanısı alan bir vaka ile St.maltophillia sepsisi olan bir lösemi vakası idi. HLH ve lenfoma tanısı olan olgu takibinde maalesef kaybedilirken, sepsis nedeni ile izlenen diğer olgumuzun ise yoğun bakım yatışı devam etmekte idi. Diğer yirmi hastanın ise 6’sının evde, 14’ünün ise hastanede yatarak ve ciddi bir komplikasyon gelişmeden tedavileri tamamlandı. Covid PCR ortalama negatifleşme süresine bakıldığında, henüz negatifleşmeyen 3 olgu ile hiç pozitifleşmeyen bir olgu dışındaki 18 olguda, 19 gün idi. Bu dönemde 14(%63,6) olgunun kemoterapisi aksadı. Ortalama gecikme süresi 20 gün idi. Tedavisi aksayan olgulardan sadece birinde hastalık progresyonu gelişti.

Literatüre baktığımızda, Meksika (3), İtalya (4) ve Madrid (5) gibi Covid-19 enfeksiyon oranı yüksek bölgelerde de kanserli çocuk olgularda Covid-19 enfeksiyonuna bağlı ciddi komplikasyon oranın düşük olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak; enfeksiyonlar onkoloji hastalarında ciddi morbidite ve mortalite nedeni ve Covid-19 enfeksiyonu mortalitesi riski olan bir enfeksiyon iken, kanserli çocuklarda ciddi komplikasyon oranı bizim vakalarımızda da düşük saptanmıştır.

Bu sonuç, ‘immunsupresif olmak, Covid-19 enfeksiyonu geçiren kanserli çocuklarda ciddi komplikasyon oluşumunu engelliyor olabilir mi?’ sorusunu akla getirmekte ve bu sorunun cevabı için de geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.