Şirketler Topluluğu Hukukunda Bilgilendirme Amacına Yönelik Özel Düzenlemelerin Menfaatler Dengesinin Sağlanması Açısından Değerlendirilmesi


Özdin F.

Menfaat İhtilafları Ekseninde Şirketler Hukuku Sorunları Sempozyumu, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 13 Kasım 2020

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı

Özet

Ticaret Kanunun şirketler topluluğuna ilişkin hükümleri, fiili hakimiyet hallerini konu edinmekte ve hakimiyete bağlı olarak hakim ortak ile bağlı şirketin topluluk dışı pay sahipleri ve alacaklıları arasında meydana gelebilecek olan menfaat çatışmalarını düzenlemektedir. İlgili düzenlemelere bakıldığında, kanun koyucunun bir yandan şirketler topluluğunu ekonomik bir bütün ve kendine özgü bir organizasyon şekli olarak kabul edip, bağlı şirketlerin hakim şirket/topluluk hakimi tarafından yönlendirilmesine/yönetilmesine müsaade ettiği; diğer yandan ise hukuki bağımsızlıklarını koruyan bağlı şirketlerin topluluk dışı pay sahipleri ile alacaklılarının korunmasını garanti eden düzenlemeler ihdas ettiği; böylece her iki tarafın da menfaatini korumayı hedefleyen bir “denge politikası” izlediği görülmektedir. Ancak öngörülen sistemin gereği gibi işleyebilmesi, bu anlamda hakim şirketin/topluluk hakiminin fiilen elde etmiş olduğu yönlendirme/yönetme yetkisini amaca ve hukuka uygun bir şekilde icra edebilmesi; azınlık pay sahipleri ile alacaklıların ise menfaatlerini gereği gibi koruyabilmeleri ve buna yönelik olarak Kanun’da kendilerine tanınan dava haklarını kullanabilmeleri için, her şeyden önce menfaat sahiplerinin topluluk içi hakimiyet ilişkileri ve bunların sonuçları hakkında amaca uygun ve kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Şirket topluluklarının grift yapısı ve buna bağlı olarak da ilişkilerin karmaşıklığı, genel bilgi edinme imkanının yanı sıra bu yapıya özgü, ekstra bilgilendirme yükümlülüklerinin getirilmesini ve bilgi edinme imkanlarının sağlanmasını zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu amaca yönelik olarak kanun koyucu, şirket topluluklarına özgü bir takım raporlama (bilgi verme) yükümlülükleri ve özel bilgi edinme hakları tesis etmiştir (TTK m. 199, 200). Tebliğde, öncelikle söz konusu bu özel düzenlemelere ilişkin genel bir açıklama yapılmış; sonrasında ise ilgili düzenlemelerin menfaat sahiplerinin ve özellikle de topluluk dışı pay sahipleri ile alacaklıların menfaatlerinin korunması bakımından yeterince işlevsel olup olmadıkları hususu ele alınmıştır. Bu bağlamda özellikle şirket sırlarının korunması gayesiyle bir iç rapor olarak öngörülmüş olan bağlılık raporunun, topluluk dışı pay sahipleri ile alacaklıların menfaatlerinin korunması bağlamındaki rolü; raporun gizliliği esasının, topluluk dışı pay sahiplerinin genel hükümler (TTK m. 437) uyarınca sahip oldukları bilgi edinme hakkı üzerindeki etkisi ve verilecek bilgilere bir kısıtlama getirip getirmeyeceği; hakim şirkete tanınmış olan özel bilgi edinme hakkı (TTK m. 199 f. 4) uyarınca GK dışında hakim ortağa/şirkete verilecek olan bilgilerin, TTK m. 437 f. 2, c. 4 uyarınca diğer ortaklara da verilip verilmeyeceği gibi sorular tartışılmıştır.