Klinik materyallerden ve çevreden izole edilen Aspergillus fumigatus kökenlerinde olası azol direnci ileilişkili TR34/L98H ve diğer mutasyonların araştırılması


Creative Commons License

Erdem K., Çerikçioğlu N.

Uluslararası XXXVIII. TMC Kongresi, Antalya, Türkiye, 4 - 08 Kasım 2018, ss.215-216

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.215-216

Özet

Giriş: Aspergillus türleri immünsuprese ve akciğerin yapısal

bozukluklarının olduğu hastalarda yüksek morbidite ve mortaliteyle

ilişkili klinik tablolara neden olabilmektedirler. Azol grubu

antifungaller halihazırda aspergillozların tedavisi ve profilaksisinde

ilk seçenek ilaçlardır. Ancak klinikte ve tarımda bu bileşiklerin yaygın

kullanımı nedeniyle izolatlarda direnç bildirilmeye başlanmıştır. Direnç

gelişimindeki en önemli mekanizma hedef enzim 14-α-demetilazı

kodlayan cyp51A genindeki mutasyonlardır. Bu çalışmada Aspergillus

fumigatus izolatları azol direnci ile ilintili cyp51A mutasyonları

açısından irdelenmiştir.

Yöntem: Çalışmaya alınan 49 klinik (48’i alt solunum yolu izolatı)

ve 7 çevre kaynaklı toplam 56 izolat azol direnci açısından 4μg/mL itrakonazol

(İTZ) içeren Sabouraud dekstroz agarda (SDA) taranmıştır.

Tüm izolatların İTZ, posakonazol (POS), vorikonazol (VOR) ve zirai azol

olan penkonazol (PNZ) ve tebukonazol (TBZ) için in-vitro duyarlılıkları

CLSI M38-A2 rehberinin önerileri doğrultusunda mikrodilüsyon

yöntemi ile belirlenmiş ve kökenlerde olası mutasyonları belirlemek

üzere cyp51A geninin ve promotor bölgesinin dizi analizi yapılmıştır.

Bulgular: Tarama testi ile klinik izolatların ikisinde (% 3.57) İTZ

direnci gözlendi. Ek olarak pan-azol direnç belirlenen bu kökenlerin

birinde promotor bölgede 34 baz çiftlik tekrarlarla birlikte genin

98. kodonundaki lösin histidin değişiminin görüldüğü TR34/L98H

mutasyonu saptandı. Tarama testinde İTZ direnci saptanmayan çevre

izolatlarının birinde zirai azollere ve VOR’e yüksek MİK belirlendi.

Sonuç: Çevre kökenlerinin ülkemizde ilk kez araştırıldığı çalışmamızda,

izolatlarımız arasındaki azol direnç oranı düşük bulunmakla

birlikte, dünyadaki farklı merkezlerden bildirildiği gibi, hastanemizde

de çevresel kaynaklı kökenlerin dirençli enfeksiyonlara yol açabileceği

belirlenmiştir.