Tekstil Tasarımının Gelişmesinde Bauhaus Eğitim Anlayışının Rolü


Özdemir Uysal B. , Demirtay N.

4. Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Kongresi, Muğla, Türkiye, 15 - 18 Ekim 2020, ss.36-55

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Muğla
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.36-55

Özet

Örtünmek, ilkçağlardan beri insanların temel ihtiyaçları arasında yer almış ve bu ihtiyacı gidermek için her toplum yeni yöntemler icat etmişlerdir. Yerleşik hayata geçilmesi, madenlerin işlenmesi ve dünya yüzeyinin sınırlara ayrılarak devletlerin kurulmasıyla el sanatları arasında yer alan örücülük, nakış, dokuma gibi uğraşlar önemli bir ticari kaynak haline gelerek, rekabet koşullarını belirleyen unsurlar arasında yer almıştır. Özellikle yeni bir dünya düzeni yaratan sanayi devrimi, insan gücünden makine gücüne geçilmesini sağlayarak, tekstil üretimi üzerinde köklü değişiklikler yaratmış ve tasarım kavramının ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Sanayi devrimi, zanaat olarak adlandırılan uğraşları birer endüstri koluna dönüştürürken tekstil için yeni bir olgu meydana getirmiş ve eskiden loncalar aracılığıyla verilen eğitimler farklı bir boyut kazanarak, modern güzel sanatlar eğitiminin temelleri için fikirlerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bu olgu içerisinde gelişen mekanik üretim sistemleri, sanat, tasarım ve eğitim için yeni yollar açarak, dünya çapında değişiklikler yaratacak akımların ortaya çıkması için zemin hazırlamıştır. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz Bauhaus ekolüdür. Walter Gropius’un önderliğinde kurulan Bauhaus, sanayinin tek tip üretimini eleştirerek, üretimin içerisine tasarımı yerleştirmeyi hedef alan bir eğitim modelini esas alarak Almanya’da kurulmuştur. Almanya’dan Amerika’ya, Avrupa ve Türkiye’ye ulaşan Bauhaus Okulu, sanayi için prototip atölye merkezi haline getiren eğitim modeli ile ortaya çıktığı dönemde tasarımın yanı sıra insan hayatına dokunan odakları şekillendirmiştir. Böylece Bauhaus, bir el işi ustası ile bir ressamı bir araya getirmiş disiplinler arası etkileşimin de önünü açarak yeni tasarım ve tasarımcı modellerinin yetiştirilmesi için uygun bir okul-sanayi ortamı hazırlamıştır. Ayrıca Bauhaus’un akademik eğitim sistemleri içerisindeki farkı tıpkı eski atölyecilik geleneğinde olduğu gibi hoca öğrenci yerine usta ve çırak hiyerarşisi ile eğitim vermeyi sürdürmüş olmasıdır. Bu bildiride, Bauhaus Okulu’nun eğitim anlayışının güzel sanatlar okullarına olan etkileri, Bauhaus eğitmenlerinin öğrenme üzerine fikirleri, el sanatları olarak tanımlanan zanaatları gelenekten geleceğe nasıl taşıdığı, disiplinleri bir araya getiren kollektif öğrenci çalışma metodları, okul ve sanayi işbirliği için geliştirdiği atölye çalışmaları irdelenerek 20. yüzyıldan günümüze kadar gelişen akademik eğitim modelleri üzerindeki rolü anlatılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Tekstil Tasarımı, Zanaat, Bauhaus, Üretim.