Marka mirası ve marka bağlılığının satın alma niyetine etkisi: Psikolojik sahiplik ve zaman yöneliminin rolü
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Fatma Müge Arslan
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Bu çalışmada, marka mirasının
tüketici tutum ve davranışları üzerindeki çok boyutlu etkilerini Sinyal Teorisi
ve Psikolojik Sahiplik Teorisi temelinde bütüncül bir yapısal model ile
incelemek amaçlanmıştır. Günümüzün yoğun rekabet ortamı ve pazardaki asimetrik
bilgi koşullarında marka mirası, tüketicilerin risk algısını düşüren güçlü bir
dışsal sinyal olarak işlev görmektedir. Bu sinyalin tüketici zihninde nasıl
içselleştirildiğini ve markanın kişinin benliğinin bir uzantısı haline nasıl
dönüştüğünü açıklayabilmek adına psikolojik marka sahipliği kavramı
araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Marka mirasının farklı rekabet
dinamikleri içeren pazarlarda nasıl şekillendiğini objektif bir şekilde ortaya
koyabilmek için araştırmada yüksek teknoloji sektöründen Apple, hızlı tüketim
sektöründen Coca-Cola ve otomotiv sektöründen Mercedes markaları ele
alınmıştır.
Metodolojik altyapı olarak
tanımlayıcı ve nicel araştırma tasarımı benimsenen bu çalışmada, marka mirasını
yalnızca olumlu yönleriyle değil, olası riskleriyle de değerlendiren dört
boyutlu kültürlerarası bir marka mirası ölçeği Türkiye bağlamına uyarlanarak
ulusal literatüre kazandırılmıştır. Özellikle markanın geçmişe takılı kaldığı
hissini ölçen köhnelik boyutunun bahsedilen ölçekte yer alması, marka mirasının
hem sahip olması gereken zamansız yapıyı vurgulaması hem de kemikleşme riskinin
ampirik olarak test edilmesine olanak sağlaması açısından önemlidir. Araştırma
verileri, belirlenen bu üç küresel marka üzerinden çevrimiçi anket yöntemiyle
toplanmış ve 1011 veriye ulaşılmıştır. Geçersiz anketlerin örneklem dışında
bırakılmasıyla 848 kişilik veri setiyle analiz sürecine geçilmiştir. Toplanan
veriler ışığında değişkenler arası doğrudan ve aracılık etkileri Yapısal
Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak analiz edilmiş düzenleyici etkiler için
ise SPSS Process makrosuna başvurulmuştur.
Yapısal model üzerinden elde edilen
analiz bulgularına göre, marka mirasının duygusal marka bağlılığı ve yüksek
fiyat ödeme gönüllülüğü üzerindeki doğrudan etkileri istatistiksel olarak
anlamsız bulunmuştur. Buna karşın, marka mirasının duygusal bağlılık üzerindeki
etkisi, tüketicinin markayı kendisininmiş gibi algılama düzeyini ifade eden
psikolojik marka sahipliğinin tam aracılık rolü üstlenmesiyle güçlü ve anlamlı
bir aracılık etkisine dönüşmüştür. Benzer biçimde araştırmada, marka mirasının
yüksek fiyat ödeme gönüllülüğü üzerindeki etkisinde satın alma niyetinin tam
aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Diğer bir ifadeyle, marka mirasının duygusal
bağa dönüşebilmesi için tüketicinin psikolojik sahiplenme süzgecinden; finansal
niyetlere dönüşebilmesi için ise öncelikle satın alma niyeti süzgecinden
geçmesi gerektiği ampirik olarak doğrulanmıştır. Araştırmada yer alan düzenleyici
değişkenler incelendiğinde hem geçmiş zaman yöneliminin hem de tüketici-firma
aşinalığının etkilerinin anlamsız olduğu görülmüştür. Geçmiş zaman yöneliminin düzenleyici
etkisinin anlamsız çıkması, araştırma bağlamında marka mirası algısının
tüketicilerin kişisel zaman eğilimlerinden etkilenmediğini göstermektedir.
Tüketici-firma aşinalığının düzenleyici etkisinin anlamsız çıkması ise marka
mirasının firmaya duyulan aşinalıktan bağımsız olarak kendi başına etki
yaratabilen evrensel bir sinyal olduğunu doğrulamıştır.
Markalar arası yapılan farklılık
analizleri ve karşılaştırmalarda ise küresel markaların miras algılarının kendi
sektörel dinamiklerine göre yapısal farklılıklar gösterdiği bulunmuştur.
Otomotiv sektörünün köklü temsilcisi Mercedes toplam miras skorunda zirvede yer
alırken, yüksek teknoloji sektöründen Apple'ın özellikle uyarlanma boyutunda
liderliği üstlenerek mirasının teknolojik ve dinamik yönünü kanıtladığı görülmüştür.
Hızlı tüketim sektöründen Coca-Cola ise uzun ömürlülük boyutunda güçlü bir
profil çizmesine rağmen niyetlenilen davranışsal çıktılarda diğer markaların
gerisinde kalarak yalnızca köklü bir geçmişe sahip olmanın çağdaş rekabet
koşullarında tek başına yeterli olmadığını göstermiştir.
Ulaşılan tüm bu bulgular ışığında,
yapılan çalışmanın pazarlama literatürüne ve sektör uygulayıcılarına sunduğu en
önemli stratejik katkı olarak “Marka Mirası Konumlandırma Matrisi"
önerilmiştir. Yalnızca geçmişi ve tarihsel unsurları kullanmanın markaları
kemikleşme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı gerçeğinden hareketle inşa
edilen bu kavramsal model; geçmişin köklü değerleri ile geleceğin inovatif
vizyonunu aynı eksende buluşturmaktadır. Önerilen matris, yöneticilere ve
uygulayıcılara markaları, marka mirasının getirebileceği olası risklerden
koruyarak, tüketicilerin psikolojik olarak gururla sahipleneceği ve derin bir
aidiyet hissedeceği yenilikçi ve dinamik miras konumuna ulaşmalarına yönelik
stratejik bir yol haritası sunmaktadır.