Küçük Mecidiye Camii'ndeki Süsleme Özellikleri


Dr. Öğr. Üyesi NURAN ÖZTÜRK

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Geleneksel Türk Sanatları Anasanat Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi Metin Erkan Kafkas

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

19. yüzyıl Osmanlı dini mimarisine ait bir eser olan Küçük Mecidiye Camii, Abdülmecid (1839–1861) tarafından yaptırılmış önemli bir yapı olma özelliğini taşımaktadır. Küçük Mecidiye Camii, iç ve dış cephe süslemelerin de sahip olduğu çeşitlilik ile dönemi hakkında fikir sahibi olmamızı sağlamıştır. Bu dönemdeki batılılaşma eğilimleriyle meydana gelmiş olan mimari ve süsleme alanındaki

değişiklikler gözlemlenebilmiştir.


Abdülmecid döneminde gerçekleşen Tanzimat’ın ilanıyla birlikte Osmanlı Devleti yoğun bir şekilde Batı’nın etkisi altında kalmıştır. Bu dönemde; askeri, teknik konular dâhil olmak üzere sanat alanlarında da Batı üstünlüğü kabul edilmiştir.


Osmanlı devleti, son dönemlerinde etkisi altında kaldığı Batılı bakış açısıyla beraber, mimari alanda çoğunlukla, kendi mimarları yerine yabancı kökenli mimarları tercih etmiştir. Bunun nedenleri arasında da, kendi bünyesindeki mimarların klasik yapılarıyla ihtiyaçlara cevap veremeyecekleri düşüncesi yer almıştır. Böylece, 19. yüzyılda yabancı mimarlara, mimari alanda fazlasıyla görev düşmüştür. Yabancı mimarlar arasında yer alan Balyan Ailesi bu dönemde öne çıkmış isimlerdendir. Saraya yakın olarak pek çok sivil ve dini mimari inşasını gerçekleştirmişlerdir. Bir Balyan Ailesi üyesinin eseri olan Küçük Mecidiye Cami’de bu eserlerin arasında yer almıştır. Ayrıca Balyan ailesinin elinden çıkan eserlerin kendine has dekoratif özelliklerinin olduğundan söz edilmiştir.


Mimari ve süslemedeki değişim, 16. yüzyıldan başlayarak, Osmanlı’nın son dönemine kadar etkili olmuş ve batılılaşma hareketlerinde kendini göstermiştir. Bu dönemler içerisinde sivil ve dini mimaride pek çok eser yapılmıştır. Ancak zaman içerisinde yaşanan tahribatlar sonucunda günümüze pek çoğu ulaşamamıştır.


Tezimin konusunu oluşturan Küçük Mecidiye Cami’nin dış cephe ve iç mekân süsleme özellikleri incelenmiş, alt başlıklarla anlatılmıştır. Konusu edilen süsleme üslup ve teknikleri, çeşitleri görseller eşliğinde belgelenmiştir.


Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran; batılı mimari ve süsleme sanatı uygulama alanı olarak dini mimaride de önemli eserler vermiştir. Bunlardan biri olan Nuruosmaniye Camii ile Küçük Mecidiye Camii arasında çalışmanın son bölümünde bir karşılaştırma yapılmıştır. Böylece batılı sanat akımlarının etkisiyle, süsleme alanın da meydana gelmiş olan değişikliklerin karşılaştırılması yapılmıştır. Süsleme üsluplarının üzerinde durulmasıyla, dönemin mimari, süsleme ve dekorasyonu hakkında daha detaylı

bilgi sahibi olunmuştur.


Sonuç olarak; bu araştırmada konu edilen Küçük Mecidiye Caminin; planı, cephe düzenlemesi, iç mekân düzenlemesi ve süsleme özelliklerinin uyguluma şeklinde Batılı etkilerin doğrudan kullanılmadığı, kendi süsleme üslubumuz içerisinde yeniden ele

alınarak eserler üzerindeki uygulamalarda yer aldığı görülmüştür.