Tarih öncesi toplumlardan günümüze tekerleğin (çark) seramik ürünleriyle ilişkisi ve tekerleğin seramik sanatına, kişisel seramiklerime esin kaynağı olarak etkisi


Prof. Dr. NALAN DANABAŞ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Güngör Güner

Tezin Onay Tarihi: 1994

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

İnsanoğlunun uygarlığa nasıl ulaştığı hep merak konusu olmuştur. İlkel insan bugünkü teknolojiye ulaşabilmek için bir çok evrelerden geçmiştir. İnsan yaşamını sürdürebilmek için çeşitli yollar aramış, bu yolların başında mağarayı ev olarak kullanıp, daha sonra yiyeceğini pişirmek için ateşi keşfetmiştir. Zaman içerisinde uygarlığın simgesi olan tekerleği (çarkı) bulmuştur. Tekerleğin bulunmasıyla uygarlığın gelişmesi ivme kazanmıştır.

herşeyden önemli olan, insanın düşünen bir varlık olmasıdır. İnsanın düşüncesinin sonu yoktur. Uygarlık da bir zincir halkası gibi düşüncelerin eklenmesiyle bu günlere ulaşmıştır, kimbilir insanoğlu daha ne kadar ileriye gidecek ve sonuçta şimdiden bizim düşünemediğimiz, belki bazılarını görebileceğimiz sayısız aşamalar meydana getirecektir.

Yukarıda, uygarlığın simgesi olan tekerleğe değinmiştim, gerçekten uygarlığı tekerleksiz düşünmek mümkün değildir. 

Tekerleğin hem endüstriye, hem de sanat' a büyük etkileri olmuştur. Tekerlekle birlikte endüstri, başlamış, ulaşım büyük oranda gelişmiştir.

İlkel insanın ulaşım imkanları oldukça sınırlıydı, fakat tekerlek bulunduktan sonra yaşamları kolaylaşarak uygarlık daha hızlı gelişmeye başladı.

Tekerlek ilk defa çömlekçi çarkı olmak üzere pek çok alandaki el tezgahlarında, ulaşımda kullanılmaya başlamış, endüstri devrimiyle birlikte işlevselliği daha da artmıştır. Bence tekerleğin yani, çarkın çömlekçi ürünlerine katkısı büyüktür. İlkel toplumda çömlekçi ürünleri dairesel bir tabla üzerinde şekillendiriliyordu, daha sonra insanoğlu geliştikçe ve uygarlık simgesi tekerlek bulununca, çömlekçi ürünleri kusursuz bir hale geldi. Tekerleğin dönmesiyle, tabla üzerinde bulunan kil, canlılık ve ruh kazandı.

Ayrıca tekerlek (çark) sanata ve sanatçıya büyük ilham kaynağı olmuş, çoğu sanatçı tekerlek formunu yani, dairesel formu kendilerine yakın hissedip, başı ve sonu belli olmayan bir sonsuzluğun içine giriyorlardı.

Tekerlek bir dairesel form olarak kentleşmeye ve şehirciliğe de yansımış olup, merkezi planlı yerleşim birimleri ortaya çıkmıştır. Pek çok örnek, yaşamımızın çeşitli evrelerinde dairesel form olan tekerleğin çoğunlukla karşımıza çıktığını göstermektedir.

Bende, bu araştırmamda başı ve sonu olmayan, çember gibi ölümsüzlüğü simgeleyen ve ayrıca döndüğü için bir talih simgesi olan tekerleğin, tarih öncesi toplumlardan, günümüze kadar oluşan evrimini izlemeye çalıştım.