Planlı ve plansız gebeliklerde doğum korkusu ve prenatal emzirme öz-yeterliliği ilişkisinde bireysel değerlerin aracı rolü


Arş. Gör. CEYDA ŞAPOĞLU

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ebelik Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Nurten Kaya

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç; Bu çalışma, planlı ve plansız gebelik yaşayan kadınların doğum korkusu ile prenatal emzirme öz-yeterliliği ilişkisinde bireysel değerlerin aracı rolünü incelemek amacıyla kesitsel türde gerçekleştirildi. Yöntem; Çalışmanın örneklemini İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği'ne başvuran gebeliğin 3. trimesterindeki 302 primipar gebe oluşturdu. Çalışma verileri “Kadın Bilgi Formu”, “Wijma Doğum Beklentisi/Deneyimi Ölçeği (W-DEQ)”, “Prenatal (Doğum Öncesi) Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği (PEÖYÖ)” ve “Değer Tercihleri Ölçeği (DTÖ)” ile toplandı. Bulgular; Planlı gebelik yaşayan kadınların W-DEQ puan ortalaması 48,48 (SS=23,89) olup %73,4’ünün düşük düzeyde doğum korkusu yaşadığı; PEÖYÖ puan ortalamasının 81,68 (SS=13,23) olduğu belirlenmiştir. En yüksek bireysel değer puanları “Ahlaki Değer” 5,56 (SS=3,47) ve “Dini Değer” 5,37 (SS=4,72) olarak saptanmıştır. Plansız gebelik yaşayan kadınların ise W-DEQ puan ortalaması 56,64 (SS=25,59) olup %58’inin düşük düzeyde doğum korkusu yaşadığı; PEÖYÖ puan ortalamasının 79,90 (SS=14,20) olduğu görülmüştür. Bu grupta da en yüksek değer puanları “Dini Değer” 5,93 (SS=3,39), “Ahlaki Değer” 5,71 (SS=3,09) olarak saptanmıştır. Plansız gebeliği olan kadınların doğum korkusu düzeyinin planlı gebeliklere göre anlamlı olarak yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Planlı ve plansız gebeliklerde doğum korkusu ve prenatal emzirme öz-yeterliliği arasında negatif yönde, anlamlı xiv düzeyde ilişki bulunmuştur (p<0,05). Planlı ve plansız gebeliklerde doğum korkusu ve prenatal emzirme öz-yeterliliği ilişkisinde bireysel değerlerin aracı rolü saptanmamıştır. Sonuç; Gebeliğin planlanması, doğum korkusunu azaltmada önemli bir etkendir. Doğum korkusu ile prenatal emzirme öz-yeterliliği arasında anlamlı bir ilişki mevcuttur; bu nedenle her iki değişkenin birlikte değerlendirilmesi önerilmektedir. Bununla birlikte, bireysel değerlerin bu ilişkiye aracılık etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Gebeliğin planlanması, doğum korkusunu azaltmada belirleyici bir rol oynamaktadır. Doğum korkusu ile prenatal emzirme öz-yeterliliği arasındaki anlamlı negatif ilişki, klinik uygulamalarda her iki değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Öte yandan, bu ilişkide bireysel değerlerin aracı rolüne dair bir kanıt bulunamamıştır.