Klinik Karar Destek Sistemleri Bağlamında Tıpta Yapay Zekâ Kullanımının Etik Boyutları
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul Tıp Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: İlhan İlkılıç
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Yapay zekâ (YZ) ve sağlık teknolojilerinin klinik uygulamalarda artarak kullanılması, hasta-hekim ilişkisinde önemli dönüşümlere yol açacaktır. Bu doğrultuda, genelde YZ’nin ve teknolojilerin, özelde ise Klinik Karar Destek Sistemleri’nin (KKDS) kliniğe entegrasyonuyla, hasta-hekim ilişkisinin nasıl değişeceğinin incelenmesi ve bu değişiklikten neşet eden etik sorunların tespiti, analizi ve değerlendirilmesi önemli bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaca binaen araştırmada, hasta-hekim ve KKDS ilişkisi ile bu ilişkideki asimetrilerin ve KKDS ile alınan kararlarda sorumluluk ilkesinin etik boyutlarının incelenmesi amaçlanmıştır. KKDS’nin hasta-hekim ilişkisine eklenmesiyle hasta-hekim-KKDS olmak üzere üçlü (triadik) bir ilişkinin ön plana çıkacağı söylenebilir. Etik açıdan konuya yaklaşıldığında bu değişiklik insanı merkeze almalı ve buna bağlı olarak hasta refahını arttırmaya yönelik olmalıdır. Bu bağlamda, araştırmada KKDS’nin hasta-hekim ilişkisinde hastanın değerler sistemine odaklanarak, onun tedavi ve bakım kalitesini iyileştirici olması gerektiği normatif bir çerçevede savunulmuştur. Tedavi ve bakım iyileştirme konsepti; bakım kalitesi, hasta odaklı bakım, karar verme süreçleri, erişim ve iletişim uygulamaları gibi kategorilerle detaylandırılmıştır. Ardından, ilişkiselcilik temelinde bir yaklaşım olarak sunulan asimetri analizi ile triadik klinikte ortaya çıkan güç asimetrisi ve epistemik asimetriler kapsamlı bir şekilde incelenmiş ve asimetrilerin hekimin sorumluluğu üzerindeki normatif etkileri değerlendirilmiştir. Güç asimetrisinin içkin ve olumsal boyutları ile epistemik asimetrilerin kategorik ve tedrici görünümleri analiz edilerek; bu asimetrilerin anlamlı insan kontrolü ve açıklanabilirlik bağlamında sorumluluk dağıtımına etkileri analiz edilmiştir. Tüm bu çalışmaların teorik genel çerçevesi olarak, postfenomenolojinin - teknolojilerin nötral araçlar olmadığı, aksine insan tecrübesini şekillendiren aracılar olduğunu savunan - teknolojik aracılık teorisi benimsenmiştir. Bu çalışmanın neticesinde hasta refahını ön planda tutan bir sağlık sistemi için normatif bir çerçeve sunulmuş ve sağlık hizmetlerinde sorumluluk dağıtımındaki karmaşıklıkları çözmeye yönelik ilişkisel bir yaklaşım geliştirilmiştir.