Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Faiz Muhaffel; Hüseyin Çimenoğlu
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Titanyum ve alaşımları
sahip oldukları düşük elastisite modülü, üstün korozyon direnci ve biyo-uyumluluk
özellikleri sebebiyle dental ve ortopedik implant uygulamalarında paslanmaz
çelik ve CrCo alaşımlarının yerine tercih edilmektedir. Ancak titanyum
alaşımlarının sahip olduğu yetersiz tribolojik özellikler kullanımlarını
kısıtlamaktadır. Bu sınırlamanın aşılması adına daha üstün mekanik özelliklere
sahip α + β tipi Ti-6Al-4V alaşımı geliştirilmiştir. Ti-6Al-4V alaşımı sahip
olduğu mekanik özelliklerin yanı sıra hafifliği ve korozyon direnci ile
özellikle implant uygulamalarında tercih edilmesine rağmen içerdiği Al ve V elementlerinin
toksik olması nedeniyle insan vücuduna zararlı etkileri mevcuttur. Ayrıca
elastik modülünün (110-120 GPa), insan kemiğinin elastik modülünden (E: 4-30 GPa)
çok yüksek olması nedeniyle implant tarafından kemiğe transfer edilmesi gereken
gerilmeler engellenmekte ve kemik zayıflaması sonucu gevşemeler oluşmaktadır.
Bu biyomekanik uyumsuzluk, gerilme kalkanı etkisi (stress shielding effect)
olarak adlandırılmakta ve kemik hücrelerinin ölümüne sebebiyet vermektedir. Bu durumun
giderilmesi için V yerine, toksik olmayan β stabilize edici elementler
kullanılarak çeşitli alaşımlar geliştirilmiştir. Bu elementlerin başında hücre ile doğrudan temas halinde toksik olmadığı ve
hücre büyümesini nispeten desteklediği kanıtlanan Nb gelmektedir.
Ti-Nb ikili
alaşımının sahip olduğu düşük aşınma direnci, implantın kullanımı sırasında
aşınmasına ve yerinden çıkarak yeni bir cerrahi operasyona sebebiyet
verebilmektedir. Bu nedenle alaşımın aşınma direncinin geliştirilmesi implantın
kullanım ömrü ve hastanın yaşam kalitesi açısından son derece önemlidir.
Bu çalışmada, farklı
oranlarda Nb ilaveli Ti-xNb alaşımları (%ağ. 0, 10, 20, 30 ve 40) toz
metalurjisi yöntemi ile üretilip farklı sıcaklıklarda (900, 1000 ve 1100°C) 8
saat borlanarak:
· Nb ilavesinin
alaşımın mikroyapı, mekanik ve tribolojik özellikler,
· Borlama sıcaklığının
tabaka kalınlığı ve morfolojiye,
· Nb ilavesinin tabaka
kalınlığı, morfoloji, sertlik ve tribolojik özellikler üzerindeki etkilerinin
incelenmesi amaçlanmıştır.
Bu amaçla Ti ve Nb
tozları belirlenen oranlarda mekanik alaşımlama ile karıştırıldıktan sonra 370
MPa’da preslenip, argon atmosferi altında 1400 °C’de 1 saat sinterlenmiştir. Sinterlenmiş
numunelerin karakterizasyon çalışmaları optik mikroskop (OM), taramalı elektron
mikroskobu (SEM), X-ışını difraktometresi (XRD), sertlik ve aşınma testleri
kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Aşınma testlerinin ardından, aşınma
yüzeyleri 2-boyutlu profilometre ve SEM kullanılarak incelenmiştir. Numunelerin
spesifik aşınma miktarları aşınma izlerinin 2-boyutlu profilleri kullanılarak
hesaplanmıştır.
Toz metalurjisi ile
üretilen CP-Ti tamamen α fazından oluşurken Nb artışıyla beraber β fazlarının
oluştuğu, Ti40Nb alaşımının ise neredeyse tamamen β fazından oluştuğu tespit
edilmiştir. Hacim merkezli kübik (HMK) yapıya sahip β-Ti’nin plastik
deformasyona yatkın olması nedeninyle Nb artışıyla sertlik ve aşınma direncinin
düştüğü görülmüştür.
Numuneler, Pavezyum
Kimya San. Dış. Tic. A.Ş.’den temin edilmiş olan Nano Bor tozları kullanılarak pasta borlama yöntemi ile farklı
sıcaklıklarda borlanmış ve borlanan numunelerin karakterizasyon işlemleri gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca, kaplamadaki element miktarlarının tespiti için Enenrji Dağınımlı
X-ışınları (EDX) kullanılmıştır.
XRD analizleri
sonucunda 900 °C’de borlanan numunelerin yüzeylerinde altlık malzemesinden
gelen α-Ti ve β-Ti piklerinin yanında TiB, TiB2 ve NbB2
pikleri tespit edilmiştir. Borlama sıcaklığının artışıyla beraber 1000 °C’de altık
malzemesinden gelen β-Ti piki sadece Ti40Nb’de görülmüş ve sıcaklığın 1100
°C’ye çıkmasıyla altlık malzemeden kaynaklanan herhangi bir pik görülmemiştir.
Bu durum sıcaklık artışıyla kaplama kalınlığının arttığını göstermektedir. Nb
ilavesi ile birlikte diborür piklerinin düşük açılara kaydığı gözlemlenmiştir.
Piklerin düşük açılara kayması daha büyük atom çapına sahip Nb atomlarının TiB2
kafes yapısındaki Ti atomlarının yerini alarak kafesi distorse etmesinden
kaynaklandığı düşünülmektedir. Kesit SEM incelemelerinde 900 °C’de borür
tabakasının çok ince ve kesintili olduğu, sıcaklık artışıyla beraber 1000 ve
1100 °C’lerde tabakanın kalınlaşarak uniform hale geldiği görülmüştür. Ayrıca
900 ve 1000 °C’de oluşan bor tabakalarında herhangi bir çatlak gözlemlenmezken,
1100 °C’de yüksek Nb ilaveli Ti30Nb ve Ti40Nb alaşımlarında çatlak ve kopmalar
görülmüştür. Bu çatlak ve kopmaların, soğuma sırasında termal gerilmelere neden
olan farklı termal genleşme katsayılarına sahip altlık malzemesi ile bor
tabakasını oluşturan fazlardan kaynaklandığı düşünülmektedir.
EDS analizleri
sonucunda, CP-Ti bor tabakasında Ti ve B elementleri tespit edilirken, Nb
ilavesi alaşımlarda Nb de görülmüştür. Bu durum CP-Ti yüzeyinde oluşan bor
tabakasının TiB2, Nb bulunduran diğer alaşımların ise titanyum ve
niyobyum diborürlerinin karışımından oluşan TiB2·NbB2 fazından meydana
geldiğini göstermektedir. Serlik ölçümleri en yüksek borür tabaka kalınlığı
veren 1100°C’de borlanan numunelerde gerçekleştirilmiştir. Yapılan ölçümlerde en
yüksek ortalama sertlik değeri 2674 HV0.025 ile CP-Ti’de elde
edilirken, Nb artışıyla birlikte bor tabasının sertliği düşerek Ti40Nb’de 2460
HV0.025 olarak elde edilmiştir. Bu durumun NbB2
sertliğinin TiB2’den düşük olmasından kaynaklandığı
değerlendirilmiştir. Aşınma testleri sonucunda işlem görmemiş numunelerde ciddi
miktarda plastik deformasyon gözlenirken borlama sonrasında karşıt bilya aşınma
yüzeyinde parlatma etkisi göstermiştir. İşlem görmemiş numunelerde Nb artışıyla
birlikte sürtünme katsayısı ve buna bağlı olarak aşınma miktarı artarken,
borlanan numunelerde sürtünme katsayısı ve aşınma miktarlarında düşüş
gözlenmiştir. Borlanan numunelerin aşınma yüzeyleri ve aşınma testlerinde
kullanılan karşıt bilyalar incelendiğinde karşıt bilyaların ciddi miktarda
plastik deformasyona maruz kaldığı ve numune yüzeyine karşıt bilyadan malzeme
transferi gerçekleştiği tespit edilmiştir. En yüksek bor tabakası sertliğine
sahip CP-Ti numunesinin aşınma testi sonucunda karşıt bilya ciddi miktarda
aşınmış ve aşınma nedeniyle malzeme yüzeyine transfer olmuşken, Nb artışıyla
birlikte kaplama sertliğinin düşüşü karşıt bilyadaki aşınma miktarını ve buna
bağlı olarak malzeme transferini azaltmıştır. Elde edilen sonuçlar implant
malzemesi olarak kullanılması planlanan β-tipi Ti-Nb alaşımlarının borlama
işlemi sonrasında daha iyi tribolojik özellikler gösterdiğini vurgulamaktadır.