Can Eye Movements Be a Predictor of Implicit Attitudes? Discrimination Against Disadvantaged Individuals During the Recruitment Process


Creative Commons License

Çelik S., Türker M. V.

ISTANBUL BUSINESS RESEARCH, vol.51, no.2, pp.1-31, 2022 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 51 Issue: 2
  • Publication Date: 2022
  • Doi Number: 10.26650/ibr.2022.51.837555
  • Title of Journal : ISTANBUL BUSINESS RESEARCH
  • Page Numbers: pp.1-31

Abstract

The present study examined the effect of eye movements during the recruitment process with eye-tracking technology as an indicator of negative implicit attitudes against disadvantaged groups. We composed eleven fictional resumes, and we asked the recruitment experts to hire the most suitable candidate for the position in the laboratory environment. The study used a mixed-methods approach. First of all, we evaluated the psychosocial characteristics of the participants. Then, we recorded the eye movements of the participants during the recruitment process. Lastly, we held interviews with the participants about their choices.

We concluded that the recruitment experts had spent more time examining the social identities of the candidates than the candidate’s work experiences and educational background. Furthermore, we also found that the disadvantageous social identities of these candidates were more influential in the recruitment process.

As a result, we can say that our implicit attitudes affect our behaviors and preferences, and eye movements can be a useful tool in predicting intentions and implicit attitudes.

Bu çalışmada göz izleme teknolojisi ile işe alım sürecinde dezavantajlı gruplara yönelik olumsuz örtük tutumların göz hareketleri üzerinden niyetler ve karar verme süreçleri incelenmiştir. Yapılan çalışmada işe alım uzmanlarının özgeçmişlerde yer alan üyelik bilgisine özgeçmişin diğer bölümlerine nazaran daha fazla dikkat ettiği, bakma süresinin daha fazla olduğu, karar verme sürecinde bu üyelik bilgisinin doğrudan etkili olduğu saptanmıştır. Diğer bir sonuç ise işe alım uzmanlarının dezavantajlı grup üyeliği olan özgeçmişlerin kariyer ve eğitim bilgileri ne kadar “iyi ve yeterli” olursa olsun sosyal kimliğin tecrübe ve eğitimden daha önce geldiği, işe alım kararı verilirken bunu göz önünde bulundurdukları ve son olarak da olumsuz olarak algılanan kimliğimizin diğer “iyi” olan özelliklerimizin yeterlilik algılarını da düşürdüğü saptanmıştır.

Tüm bu karar verme süreçlerinde bilinçdışı güdülerimizin davranışlarımız ve tercihlerimiz üzerinde farkında olmadan etkisinin olduğu, dolayısıyla daha adil ve hümanist bir dünya için bilinçdışı eğilimlerimizin, zayıflıklarımızın ve farkındalık düzeyimizin üzerine gidilmesinin, ayrımcılıkla mücadele konusunda fayda sağlayacağı düşünülmektedir.