YÜRÜK SEMÂÎ USÛLÜ İLE CURCUNA USÛLÜ ARASINDAKİ İLİŞKİNİNBİR ESER ÜZERİNDEN İNCELENMESİ


Creative Commons License

İlhan Harmancı A. B. , Gidiş V., Özbek H.

Eurasian Academy of Sciences Eurasian Art Humanities Journal, no.27, pp.37-46, 2019 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2019
  • Doi Number: 10.17740/eas.soc.2019.v27-04
  • Title of Journal : Eurasian Academy of Sciences Eurasian Art Humanities Journal
  • Page Numbers: pp.37-46

Abstract

Amaç: Hacı Ârif Bey’in “Vücud ıklîminin sultânı sensin” mısrası ile başlayan şarkısının hem Yürük Semâî hem de Curcuna usûlünde yazılmış iki notası bulunmaktadır. Her iki notadaki beste ve güfte aynıdır. Şarkı her iki şekliyle de icra edilmektedir. Şarkının bestekârı tarafından iki farklı usûlde mi bestelendiği, yoksa zamanla bu iki usûlde de icra edilmeye başlanıp günümüze kadar böyle mi geldiği hakkında bir veriye ulaşılamadı. Bu makalede Hacı Ârif Bey’in Nihâvend şarkısından yola çıkılarak Yürük Semâî ve Curcuna usûlleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Yöntem: Yürük Semâî usûlü (3+3), Curcuna usûlü ise (5+5) şeklinde zaman yönünden birbirine eşit iki düzümden oluşmaktadır. Râst makamında ve Yürük Semâî usûlünde, düzümleri (3+3) şeklinde olan bir eser üzerinde çalışıldı. Hacı Ârif Bey’in Yürük Semâî usûlündeki eserinden yola çıkarak bu eserin 3 zamanlı düzümler halinde bestelenmiş notalarını, 5 zamanlı düzümlere dönüştürme şeklinde bir yöntem izlendi. Ayrıca Curcuna usûlündeki bir eserin notası da Yürük Semâî usûlüne göre yazıldı. Bulgular: Eserin usûlü Yürük Semâîden Curcunaya zorlanmadan çevirilebilmektedir. Eserin usûlünün değişmesi ile birlikte eserin prozodisi ve dinleyici üzerinde oluşturduğu etki kısmen de olsa değişmektedir. Sonuç: Curcuna veya Yürük Semâî gibi zamanları birbirine eşit iki düzümden oluşmuş usûllerin, birbirinin yerine kullanılabileceği sonucuna varıldı. Bu durum “usûller arasında geçişlilik” şeklinde değerlendirildi. Bu tür uygun usûllere sahip eserlerde usûller arası geçişlilik yapılarak eserin icrasında ve duyumunda bir zenginlik oluşturulabileceği kanaatine varıldı.