The Connection of the Qur’ān with Some Artistic Branches in Islamic Understanding and Orientalist Approach


Creative Commons License

Kızılaslan İ.

Amasya ilahiyat dergisi, vol.0, no.17, pp.375-398, 2021 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 0 Issue: 17
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.18498/amailad.993279
  • Title of Journal : Amasya ilahiyat dergisi
  • Page Numbers: pp.375-398

Abstract

From the moment it was revealed, the Qur'ān has been at the center of the activities of Muslims. It has been the subject of studies in terms of its effects on the formation and development of various branches of art, as well as its reading and writing. In classical Islamic literature, it is difficult to find works that directly refer to all the branches of art known today. However, in this article, it is aimed to research the position of the Qur’ān in artistic fields, especially in calligraphy and architecture, of which many points have been evaluated by the classical Islamic scholars. Of course, it is determinative within the framework of which world view and imagination artistic activities are handled. Artistic activities created by a Qur’ān-centered understanding of life have found reference to itself in every period either directly from verses and hadiths or from an Islamic practice. The same point applies to some branches of art that are not considered Islamically legitimate. In the contemporary orientalist approach, the subject is built on elements such as jinn and magic that had a place in pre-Islamic Arab society. This style of approach preferred to explain the approach of Islam to the branches of art as the effect of pre-Islamic cultures rather than accepting it as a unique application area. However, this review will not be carried out as an art history research. The science of readings and tajwîd scholars agree that the reading [qiraat] and writing of the Qur’ān [kitabat], as well as its reading [tilavat], reach the prophet exactly [tawatur]. In this study, approaches to the use of voice and mode in the recitation of the Qur’ān, in which some of the practices of the Prophet are narrated in terms of vocalization and phonetics, will be discussed as a separate title. Contrary to some fields of art that are explicitly forbidden in Islamic texts, such as the painting of living beings and the making of human sculptures due to their resemblance to the idols worshiped, the Qur’ān recitation has a constitutive effect in the formation and development of Islamic societies. At this point, there is the opportunity to reach an abundant amount of information in the classical Islamic literature. From the early times, the recitation and tajwid scholars have been very sharp in determining the rules to be applied during the recitation of the Qur’ān. While explaining these rules, the ways of reading that are not found appropriate in the recitation of the Qur’ān are also mentioned. In addition to revealing the prohibited reading styles with various İ. KIZILASLAN / The Connection of the Qur’ān with Some Artistic Branches in Islamic Understanding and Orientalist Approach | 377 Amasya Theology Journal, 17 (December 2021): 375-398 examples, incentive elements conveyed from the Prophet are stated. In addition, the experience reached at this point in the history of Islam and its effective use are included. The way in which the branches of art are included in the Islamic approach has found a lot of place in orientalist evaluations. Contemporary orientalist thought, attention was drawn to the role of Qur’ān recitation in the formation of Islamic societies, among other fields. It is one of the aims of the study to allow a general comparison of the Islamic approach and orientalist evaluations. While the Islamic evaluation is based on the fact that the Qur’ān is the divine word, the fact that the recitation and especially the musical elements are active in the orientalist approach has been understood as the fact that some artistic elements in the society where the Qur’ān was revealed were active. The orientalist approach claims that the distinction between "sacred" and "secular" is introduced in this way. This study will try to prove that the approach of contemporary orientalism, which can be generalized as there is no originality in Islam, is a false assessment. Although it is difficult to find direct sources in the classical Islamic literature related to all the new branches of art that emerged in modern times, it is seen that there is a sufficient source of resources in terms of music in the context of calligraphy, architecture and Qur’ān recitation. It is very easy to reach the sources created on the basis of the contemporary orientalist approach. Therefore, it can be said that contemporary period evaluations are mostly included in this study.

İnzâl olduğu andan itibaren Kur’an-ı Kerim, Müslümanların faaliyetlerinin merkezinde bulunmuştur. İtikat, ibadet, muamelat ve ahlakı belirleyen hükümleri kadar, okunuşu, yazılması, çeşitli sanat dallarının oluşum ve gelişimindeki etkisi açısından da incelemelere konu olmuştur. Klasik İslami literatürde bugün bilinen bütün sanat dallarına doğrudan atıfta bulunan çalışmalara ulaşma imkânı zordur. Bu makalede, hat ve mimari başta olmak üzere sanat dalları ile Kur’an’ın irtibatı ve özellikle müzik ile Kur’an tilaveti arasındaki alaka ele alınmıştır. Sanatsal etkinliklerin hangi dünya görüşü ve tasavvuru çerçevesinde ele alındığı belirleyicidir. Kur’an merkezli bir hayat anlayışının oluşturduğu sanatsal faaliyetler, her dönemde ya doğrudan ayet ve hadislerden ya da İslami bir uygulamadan kendisine referans bulmuştur. Aynı nokta, İslami olarak meşru kabul edilmeyen bazı sanat dalları için de geçerlidir. Çağdaş oryantalist yaklaşımda Kur’an ile sanat dalları arasındaki irtibat İslam öncesi Arap toplumunda yer tutmuş olan cin ve büyü gibi unsurlar üzere bina edilmiştir. Bu yaklaşım, İslam’ın sanat anlayışında İslam öncesi kültürlerin etkin olduğu şeklinde bir açıklama tarzını benimsemiştir. Kıraat ve tecvîd uleması, Kur’an’ın kıraaten ve kitâbeten olduğu gibi tilaveten de mütevâtir olarak sahabeye kadar ulaştığı noktasında ittifak etmişlerdir. Bu çalışmada seslendirilmesi ve fonetiği açısından Hz. Peygamber’in bazı uygulamalarının nakledildiği Kur’an’ın okunuşunda ses ve makam kullanımına dair yaklaşımlar ayrı bir başlık olarak ele alınmıştır. Söz konusu müzik unsurlarının Kur’an tilavetinde cevazı ve uygulama şekline dair klasik İslam âlimlerinin değerlendirmeleri genel hatları ile verilerek günümüz yaklaşımı ile bir mukayesesi yapılmıştır. Canlı varlıkların resmedilmesi, kendisine tapılan put uygulamalarına benzerliği dolayısıyla insan heykellerinin yapılması gibi İslami naslarda açık bir şekilde yasaklanmış olan bazı sanat alanlarının aksine, İslam toplumlarının oluşum ve gelişiminde Kur’an tilaveti oluşturucu bir etkiye sahiptir. Bu noktada klasik İslami literatürde bol miktarda bilgiye ulaşma imkânı vardır. Erken dönemlerden itibaren kıraat ve tecvîd âlimleri, Kur’an eğitiminde tilavet esnasında uygulanacak kuralları belirlemeye çok önem vermişlerdir. Bu kurallar anlatılırken, Kur’an tilavetinde uygun görülmeyen okuyuş şekillerine ayrıca değinilmiştir. Yasaklanan okuma tarzlarının çeşitli örneklerle ortaya konulmasının yanında, okuyuşu güzelleştirmeye yönelik Hz. Peygamber’den nakledilen teşvik edici unsurlar belirtilmiştir. Ayrıca Müslümanların bu konuda sahip oldukları tecrübe ve onun etkin bir şekilde kullanımına yer verilmiştir. Sanat dallarının İslami yaklaşımda yer alış şekli oryantalist değerlendirmelerde çokça yer bulmuştur. Özellikle çağdaş oryantalist düşüncede, diğer alanların yanında Kur’an tilavetinin İslam toplumlarının oluşumunda sahip olduğu role dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla bu makalenin bir başka önemli inceleme alanı, çağdaş oryantalist yaklaşımda sanat dallarına ve özellikle Kur’an tilaveti ile İslam toplumlarının oluşumu arasındaki irtibata dairdir. İslami yaklaşım ile oryantalist değerlendirmelerin genel bir karşılaştırmasına fırsat vermesi çalışmanın amaçlarındandır. İslami değerlendirme, Kur’an’ın ilâhî kelam olması ve salt tilavet edilmesinin bile kutsallığı üzerine bina edilmişken, oryantalist yaklaşımda tilavet ve özellikle müzik unsurlarının devrede olması, Kur’an’ın inzal olduğu toplumun İslam öncesinden getirdiği bazı sanatsal unsurlarının devrede olduğu şeklinde anlaşılmıştır. Ayrıca oryantalist yaklaşım “kutsal” ve “seküler” ayrımının bu şekilde devreye sokulduğunu iddia etmektedir. Bu çalışma, çağdaş oryantalizmin İslam’da bir orijinallik olmadığı şeklinde genelleştirilebilecek yaklaşımının yanlı(ş) bir değerlendirme olduğunu ispat etmeye çalışılmıştır. Modern zamanlarda ortaya çıkan yeni sanat dallarının tamamı ile alakalı klasik İslami literatürde doğrudan kaynak bulmak zordur. Bununla beraber Kur’an tilaveti bağlamında müzik aynı zamanda hat ve mimari ile irtibatı açısından yeterli bir kaynak hazinesinin olduğu görülmektedir. Çağdaş oryantalist yaklaşımı esas alarak oluşturulmuş kaynaklara hem İslam’da yer verilmiş sanat unsurları hem de meşru görülmemiş alanlar açısından ulaşmak çok kolaydır. Bundan dolayı bu çalışmada çağdaş dönem değerlendirmelerinin daha ziyade yer bulduğu söylenebilir.