KÜLLERİNDEN DOĞAN TARTIŞMA: REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNDEN (TBK m. 444 vd.) KAYNAKLI UYUŞMAZLIKLARDA GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİNDE NE DEĞİŞTİ NE DEĞİŞMEDİ?


Creative Commons License

Sarıkaya S.

İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, vol.12, no.2, pp.654-670, 2021 (International Refereed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 12 Issue: 2
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.21492/inuhfd.934197
  • Title of Journal : İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Page Numbers: pp.654-670

Abstract

The debate on which court has competence for the settlement of disputes arising from the prohibition of competition related to the period after the termination of the employment contract has been re-ignited with the enactment of the Labor Courts Law on 25.10.2017. As a result of the reference to the section of the Turkish Code of Obligations on labor contracts in LCL Art. 5/I-a, it has been suggested that the General Assembly of Civil Chambers decisions given in 2012 and 2013 are out of the judgment and these opinions have started to be reflected in the judicial decisions. The 13th and 43rd Civil Chamber of the Istanbul Regional Court of Justice have jurisprudence that the labor court has competence. Following these, many commercial courts of first instance started to give the decisions of non-competence. The 12th Civil Chamber of the Istanbul Regional Court of Justice makes a definite decision that the commercial court of first instance has jurisdiction. 9th Civil Chamber of the Court of Cassation reverted to its previous opinion and decided that the labor courts has competence. In this article, at the point of determining the competent court of the lawsuits filed due to the employee's non-competition agreement, the LCL Art. 5/I-a is not the conclusion reached in the debate, but at the point of re-flaring the debate, our opinion will be put forward in the light of doctrine and new judicial decisions. However, at the point reached, there is still no consensus on the subject, which has been discussed for decades but is thought to have ended with the decisions of the General Assembly of Civil Chambers in 2012 and 2013, in both doctrine and judicial decisions. This discussion and the decisions made by the difference courts in different directions for the same dispute show that the problem of competence has now become "gangrene".

İş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağından kaynaklı uyuşmazlıkların çözümünde hangi mahkemenin görevli olduğu hususundaki tartışma İş Mahkemeleri Kanunu’nun 25.10.2017’de yürürlüğe girmesi ile yeniden alevlenmiştir. İşMahK m.5/I-a’da Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmelerine ilişkin Bölümü’ne yapılan atıf ile artık 2012 ve 2013’te verilen HGK kararlarının hükümden düştüğü yönünde görüşler ileri sürülmekte ve bu görüşler yargı kararlarına yansımaktadır. İstanbul BAM 13. ve 43. HD. iş mahkemesinin görevli olduğunu içtihat etmektedir. Bunları takip eden pek çok asliye ticaret mahkemesi de görevsizlik kararı vermektedir. İstanbul BAM 12. HD. ise asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde kesin olarak hüküm tesis etmektedir. Yargıtay 9. HD. de önceki görüşüne geri dönmüş ve iş mahkemelerinin görevli olduğu yönünde karar vermiştir. Bu makalede, işçinin rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan davalarda görevli mahkemenin tespiti noktasında İşMahK m.5/I-a, tartışmada varılan sonuç değil ve fakat tartışmanın yeniden alevlenmesi noktasında milat kabul edilerek, doktrin ve yeni yargı kararları ışığında görüşümüz ortaya konulmaya çalışılacaktır. Ancak gelinen noktada, on yıllardır tartışılmakta olan ve 2012-2013 yıllarında verilen Hukuk Genel Kurulu kararları ile nihayete erdiği düşünülen konu üzerinde gerek doktrin gerek yargı kararlarında halen fikir birliği sağlanamadığı açıktır. Yapılan bu tartışma ve aynı uyuşmazlık için fark mahkemelerin farklı yönde verdikleri kararlar yaşanan görev sorununun artık “kangren” haline geldiğini göstermektedir.