Phenomenology and its Reflections on Science Education Research


Creative Commons License

Bakanay Ç. D. , Çakır M.

International Online Journal of Educational Sciences, vol.4, no.8, pp.161-177, 2016 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 4 Issue: 8
  • Publication Date: 2016
  • Doi Number: 10.15345/iojes.2016.04.014
  • Title of Journal : International Online Journal of Educational Sciences
  • Page Numbers: pp.161-177

Abstract

This article reviews the philosophical tenets of phenomenological qualitative research design as a method in social sciences from epistemological and methodological points of view. As constructivism increasingly dominates the educational landscape and understanding individually constructed realities become more important, phenomenology, which aims to understand the meaning of the experience from the perspective of the subjects, gained attention as a research method both in social and educational research. The review is in two folds: the first section of the study focuses on two phenomenological approach, namely, transcendental and hermeneutic phenomenology, that seek to understand human experience as it is lived; the second section examines how phenomenology is employed in science education research. Phenomenological research studies in science education is examined within three broad categories according to subject of the research: a) science education as a phenomenon; b) understanding of individual experiences and cognitive development in science education; and c) studies aiming to converge phenomenology and education. Any phenomenological research, no matter under which category it falls in terms of the subject it explores, helps to establish connections between scientific world and daily life in science education. No matter which pillar of the bridge is chosen to investigate, the starting point should always be real lives because phenomenology exists to explore Therefore, every single phenomenological study about a sociocultural phenomenon such as science and education would be inherently unique and different from each other.

Bu çalışma, nitel araştırma desenlerinden biri olarak sosyal bilimler araştırmalarında kullanılan fenomenolojinin felsefi temellerini epistemolojik ve metodolojik açıdan ele almaktadır. Bireyde yapılandırılan gerçeklik anlayışının eğitim alanında hâkim olması ile bireyin eğitim ve eğitimdeki fenomenlere verdiği anlamlara ulaşmayı amaçlayan çalışmalar ile birlikte fenomenoloji, güçlü bir metodolojik yaklaşım haline gelmiştir. Fenomonolojik bir araştırmayı tutarlı bir bütünlük içerisinde ilerletebilmek için felsefi yaklaşımı anlamak önemlidir. Bu nedenle araştırmanın birinci bölümünde; yaşanılan deneyim neye benzer? Sorusuna yönelik iki temel fenomonolojik yaklaşıma odaklanırken ikinci kısımda eğitim alanında yapılan fenomonolojik çalışmalar, araştırma öznesi olan fenomenin eğitim de ki bir fenomen, eğitimin kendisi ya da bireysel gelişmelerin fenomen olarak ele alınmasına göre üç kategoride incelenmiştir: (a) Fen Eğitiminin fenomenolojisi (b) Fen Eğitiminde fenomenoloji ve (c) Eğitim ve Fenomenoloji. Bir fenomonolojik araştırma hangi kategoride olursa olsun fen eğitiminde bilim dünyası ile günlük yaşam arasındaki bağlantıyı kurmaya yardımcı olmaktadır. Çalışmada ayrıca Türkiye’de bilim ve eğitim gibi sosyokültürel bir olguya dair yürütülen araştırmalar yöntemsel özellikleri ve çıkarımları ele alınarak olgu bilim felsefesine uygunlukları açısından eleştirel bir bakışla değerlendirilmiştir.

page4image3364444960 page4image3364445248