TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE TEFTİŞ VE İÇ DENETİM


Akbulut Ö. Ö. (Yürütücü), Özgen H., Fındık D., Seymenoğlu Ö., Almış O., Aksu B.

Diğer Resmi Kurumlarca Desteklenen Proje, 2010 - 2012

  • Proje Türü: Diğer Resmi Kurumlarca Desteklenen Proje
  • Başlama Tarihi: Mart 2010
  • Bitiş Tarihi: Mart 2012

Proje Özeti

KAYNAK:  MİL, H.İ. VE GÜVERCİN, A. (2015), Bir Yönetim Fonksiyonu Olarak Denetimin Türk Kamu Yönetiminde Resmi Belgeler Aracılığı İle İncelenmesi ve Reform Önerileri,İŞLETME ARAŞTIRMALARI DERGİSİ : 

"TODAİE, 2010 yılından itibaren kamu kurumlarından herhangi bir talep olmaksızın kendi bütçesinden kamu yönetiminin sorunlarıyla ilgili özellikle ampirik bilgiye dayalı ve veri ve bilgi ihtiyacına yönelik araştırmalar yapmaya başlamıştır. Bu araştırma projesi bu amaçla hazırlanan ilk çalışma olduğundan önemlidir (Akbulut, Özgen, Fındık, Seymenoğlu ve Almış, 2012, s.vii). Projeye 2010 yılında başlanmış ve 2012 yılında bitirilmiştir. 2012 yılı Haziran ayında da proje sonuçları kitaplaştırılmıştır. Söz konusu araştırma projesi, teftiş ve iç denetim konusunda yapılan en kapsamlı ilk ampirik araştırma olup kamu yönetiminde ve denetim sisteminde, teftiş ve iç denetimin niteliğinin, ampirik olarak saptanması amaçlanmıştır (TODAİE, 2015). Projenin çıktılarından basılan kitapta sonuçların/tespitlerin ve önerilerin öne çıkanları şu şekilde sıralanabilir (Akbulut ve Diğ., 2012, s.695-720):

- Teftiş ve denetimde yetki bakımından, re’sen harekete geçilmekten, emir yoluyla harekete geçilen bir karakteristik edinilmiştir.

- Teftiş ve denetim birimlerinin kadro unvanlarında, çeşitlilikten göreli bir standartlaşmaya doğru eğilim olmuştur.

- Teftiş ve denetim faaliyetinde, rapor çeşitliliği ve karmaşası vardır; varlığını korumaktadır. - Teftiş ve denetim faaliyetlerinde, soruşturma raporları ağırlıklıdır.

- Teftiş ve denetim çalışanları, üst ve orta kademe yöneticilik görevlerinde her dönem tercih edilmiştir.

- Türk kamu yönetiminde bakanlık ve diğer kamu kurumlarının merkez örgütlerinin teftişi büyük ölçüde yapılmamaktadır.

- Teftiş faaliyeti standart ölçütlere göre ve periyodik bir biçimde yerine getirilememektedir.

- Teftiş denetimi, yoğun bir biçimde taşra denetimi odaklı yerine getirilmektedir.

- İç denetim, doğrudan doğruya siyasi sorumluluk kapsamında yerine getirilen bir denetim değildir.

- Mevcut yönetsel yapılanma ile iç denetim arasında uyuşmazlık vardır.

- İç denetim faaliyeti istenilen düzeyde yerine getirilememektedir.

- Performansa dayalı denetim anlayışı uygulanmalıdır.

- Denetimlerde risk analizi gereklidir.

- Denetim sonuçları paylaşılmalıdır.

- Denetim raporu sonuçları izlenmelidir.

- Ceza odaklı denetimler hataları önlememektedir.

- Denetim rapor sonuçları çalışanlarla paylaşılmalıdır.

- Kamu sektörünün piyasa ilkelerine göre yapılandırılması denetim faaliyetinin önemini artıracaktır.

- Stratejik alanlarda piyasa/sektör devlet tarafından denetlenmelidir.

- Piyasa/sektör denetimi devlet tarafından etkin bir biçimde yerine getirilememektedir.

- Piyasa/Sektör denetimi uzman denetim birimlerince yerine getirilmeli; teftiş kurullarının bu konudaki görev ve yetkileri kaldırılmalıdır.

- Teftiş ve iç denetimle ilgili olarak muhtemel yeniden yapılandırmanın odağı, birim veya unvanlar olmamalı, denetim zemini olmalıdır.

Denetim zemini, hukukilik ile ölçülebilirliğin uygun birleşimine dayalı olarak oluşturulmalıdır.

- Teftiş denetimi, kurumsallaşamamış; iç denetim ise, Türk kamu yönetimi ile yapısal olarak uyuşamamıştır.

Bu saptamalar kapsamında, teftiş ve iç denetim birlikte dönüştürülmelidir.

- Denetimin etkililiği sadece ve tek taraflı olarak denetim faaliyetinin yönetim lehinde gerçekleştirilmesi değil aynı zamanda kamu çalışanlarının hak ve özgürlüklerine zarar verilmeksizin gerçekleştirilen bir faaliyet olmalıdır.

- Denetlenenler denetim sürecinin yapısal bir parçasıdır. Bu çerçevede, denetim sürecinde, çalışma hakkı ve barışı ihlal ve ihmal edilmemelidir."

(SAYFALAR: 342,343)