Çoklu Tehlike ve İklim Duyarlı Hibrit Karar Verme Yaklaşımı ile Afet Ve Acil Durum Toplanma Alanlarının CBS/UATabanlı Değerlendirilmesi: Erzurum Örneği


Ocak F., Balık Şanlı F., Altunok Ş., Kaymaz Ç. K., Akyüz D. E., Yılmaz O. S., et al.

TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2026 - 2028

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Ağustos 2026
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2028

Proje Özeti

Bu projenin amacı, Erzurum’un Yakutiye, Aziziye ve Palandöken ilçelerinde Afet ve Acil Durum Toplanma Alanlarını (AATA) çoklu tehlike, iklim duyarlılığı ve sosyal kapsayıcılık boyutlarını eşzamanlı dikkate alan bütünleşik bir çerçevede değerlendiren; hibrit karar verme yaklaşımı (BWM + Entropi) ile kriter ağırlıklarını üreten; CBS tabanlı analiz ve web tabanlı karar destek çıktılarıyla desteklenen ve Erzurum İRAP, TARAP ile On İkinci Kalkınma Planı (2024–2028) hedefleriyle ilişkilendirilen bir değerlendirme ve yer seçimi modeli geliştirmektir.

Özgün Değer: Proje, literatürde yaygın olan tekil tehlike odaklı ve statik AATA planlama yaklaşımlarını aşarak depremle birlikte taşkın, ulaşım kesintisi, yangın ve Erzurum’a özgü ekstrem kış koşullarını (aşırı soğuk, kar yükü, zemin donması) aynı model içinde ele almaktadır. Ayrıca sosyal kapsayıcılık boyutu, TÜİK mahalle ölçeği proxy göstergeleri ile mekânsal erişilebilirlik analizlerinin entegrasyonu sayesinde ölçülebilir hale getirilmektedir. Kriter ağırlıklandırmasında uzman temelli öznel değerlendirmeleri (BWM) veri temelli nesnel bilgi içeriğiyle (Entropi) dengeleyen hibrit yapı, karar güvenilirliğini artıran önemli bir yöntemsel yenilik sunmaktadır. Son olarak proje, analiz sonuçlarını web tabanlı CBS altyapısı aracılığıyla operasyonel karar destek aracına dönüştürerek planlama–uygulama kopukluğunu azaltmaktadır.

Yöntem: Çalışma beş aşamalı bütünleşik bir metodolojiye dayanmaktadır. İlk aşamada literatür ve mevzuat temelli kriter seti Delphi yöntemiyle yerel bağlama uyarlanacaktır. İkinci aşamada kriter ağırlıkları BWM ve Entropi yöntemleriyle hesaplanarak hibritleştirilecektir. Üçüncü aşamada CBS/UA (GEE) tabanlı mekânsal analiz ile kriter katmanları 0–1 aralığında normalize edilerek Ağırlıklı Lineer Kombinasyon (WLC) yöntemiyle uygunluk yüzeyleri üretilecektir. Dördüncü aşamada ağırlık ve eşik varyasyonlarını içeren duyarlılık analizleri ile modelin sağlamlığı test edilecektir. Son aşamada saha gözlemleri, istatistiksel tutarlılık testleri ve mevcut envanter karşılaştırmalarıyla doğrulama yapılacaktır. “Uygun” ve “çok uygun” alanlar filtrelenerek yeni AATA alternatifleri üretilecektir.

Yönetim: Proje yönetimi, on iş paketinden oluşan 28 aylık bir zaman çizelgesi çerçevesinde yapılandırılmıştır. Her iş paketi; açık tanımlanmış hedefler, ölçülebilir başarı göstergeleri, ara çıktılar ve risk yönetimi planlarıyla yapılandırılmıştır. Bu yaklaşım, metodolojik adımlar arasındaki bağımlılıkları kontrol altında tutmayı, zaman–kaynak yönetimini optimize etmeyi ve çıktıların bütüncül biçimde üretilmesini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Süreç boyunca veri yönetimi, kalite kontrol, dokümantasyon ve izleme mekanizmaları uygulanacak; uzman paneli ve ilgili yerel kurumlarla düzenli koordinasyon sağlanacaktır. Bu yapı, projenin hem bilimsel titizlik hem de uygulamaya aktarılabilirlik açısından sürdürülebilir biçimde yürütülmesini hedeflemektedir.

Yaygın Etki: Proje çıktıları AFAD, belediyeler ve valilikler tarafından AATA belirleme ve güncelleme süreçlerinde kullanılabilecek standartlaştırılabilir bir karar destek aracı sunacaktır. İRAP ve TARAP hedeflerinin yerel ölçekte ölçülebilir kriterlere dönüşmesine katkı sağlayacaktır. Sosyal kapsayıcılığı entegre eden model, kırılgan grupların erişim adaletini güçlendirecektir. Web tabanlı CBS uygulaması, vatandaşların afet öncesi hazırlık ve doğru yönlenme kapasitesini artıracaktır. Geliştirilen metodoloji, benzer çoklu tehlike ve ekstrem iklim profiline sahip kentler için ölçeklenebilir ve transfer edilebilir bir referans model niteliği taşımaktadır.