Asya krizinin kriz teorileri çerçevesinde Türkiye ve Dünya ekonomisine etkileri


Thesis Type: Postgraduate

Institution Of The Thesis: Marmara University, Faculty of Economics, Economics, Turkey

Approval Date: 2000

Thesis Language: Turkish

Student: MESUT YILMAZ

Consultant: NURDAN ASLAN

Abstract:

Doğu Asya Ülkeleri, Japonya önderliğinde dünyanın yeni ve dinamik merkezlerinden birisi konumuna gelmiştir. Yüzyıllarca süren geri kalmışlık ve sömürü döneminden sonra Asya devletleri sanayi üretimi, teknolojik yenilik, kitle pazarlaması gibi alanlarda gelişmiş ülkelere rakip olmuşlardır. Bu ülkeler ağırlıklı olarak ihracata dayalı büyüme modelini izlemişlerdir. Son 30 yılda kişi başına milli gelir Kore'de 10 kat Tayland'da 5 kat Malezya'da 4 kat artmıştır. 1997 yılına kadar da gelişmekte olan ülkelere akan yabancı sermayenin yaklaşık yarısını kendilerine çekmeyi başarmış, dünya ticareti içerisindeki payınıda iki kat artırmışlardır. Asya krizi, son on yılda ortalama yıllık %8 GSYİH artışı gibi büyük ekonomik başarılara imza atan ve ASEAN-5 olarak bilinen Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland'da ortaya çıkmıştır. 2-3 Temmuz 1997 tarihinde Tayland'ın para biriminin devalüe edilmesi ile başlayan kriz birbirini iten domino taşları gibi diğer bölge ülkelerini ve dünya ekonomisini etkilemiştir. Tayland'da başlayan kriz bölgede yerleşik olan ya da olmayan yabancı sermayenin bölgeyi tekrar gözden geçirmesine neden olmuştur. Asya krizi ihracatımız üzerinde olumsuz yönde etkili olmuştur. Bu kapsamda Asya krizi dünya ticareti üzerindeki etkisini 1998 yılında göstermiştir. Ayrıca, Türkiye'nin ihracat pazarlarında rakip ülkeleri olan Uzakdoğu ülkelerinin paralarının yüksek oranlarda değer kaybetmesi de, başta tekstil ve konfeksiyon olmak üzere bazı sektörlerin ihracat performansını olumsuz yönde etkilemiştir. Yine, özellikle demir çelik sektörünün ana pazarını oluşturan bu ülkelerin talebindeki daralma, anılan sektörün ihracatını ciddi bir şekilde aşağıya çekmiştir. Doğu Asya'lı firmalar ABD, Avrupa ve Japonya gibi önemli rekabet gücü elde ettikleri ülkelerde çok daha agresif bir ihracat stratejisi izleyeceklerdir. Yurt içerisinde ne kadar katı ekonomi politikaları uygulanırsa, firmaların sanayileşmiş ülkelerde yeni pazar arama eğilimleri de o derece güçlü olacaktır. SUMMARY The countries of Eastern Asia, led by Japan, have become one of the new dynamic centres of the world. After the period of underdevelopment and exploitation which lasted for centuries, Asian countries became rivals of the developed countries in industrial production, technological innovations and mass marketing. These countries have followed a model of growth model which depended on exporting. Within last thirty years national income per capita increased ten folds in Korea, five holds in Thailand and four holds in Malaysia. Moreover, they managed to get the half of the foreign capital going to developing countries and they increased their share two folds in the world's trade. However, during last ten years, the Asian Crises had emerged in Indonesia, Malaysia, Philippines, Singapore and Thailand, which are cold as ASEAN-5, that they had managed an 8% increase in their GNP. In June 2-3, 1997, the crises had started with a currency devaluation in Thailand. Then, it effected many other world countries and world economy within a very short period of time. The crises began in Thailand had resulted in go over of the region by foreign capital owners. The Asian crises, which showed its world-wide effects in 1988, also negatively influenced our country's export. In addition to this, the currency devaluation of those Asian countries had severely effected our textile industry. And, due to decrease in their demand of iron-steel industry, this industry heavily damaged because of a rapid decrease in exports. The companies Eastern Asia would be able to follow a more aggressive strategy in countries, like the USA and Japan, where they get stronger export opportunities. The harder the policies applied in local economies, the keener the companies of those countries would be looking for foreign markets.