İslam ve feminizm temelinde devrim sonrası İranlı kadınlar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Nermin Sekmen

Danışman: MUTAY DEN BUTTER

Özet:

ÖZET Bu tez, 1979 İran Devrimi sonrasında, kadınların toplum ve devlet içerisindeki konumuna odaklanmaktadır. İran’da kadınlar, geleneksel İslami bir toplum yapısı içerisinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalmaktadırlar. İran’da toplumsal cinsiyet eşitliğinin görece sağlandığı tek zaman dilimi Pehlevi Hanedanlığı zamanında olmuştur. Pehlevi hanedanlığı sırasında, kadınların toplum içerisindeki ikincil konumu yükseltilmeye çalışılmış ve bunun sonucunda kadınlara bazı hak ve özgürlükler verilmiştir. Eğitim, aile, siyasal ve sosyal alanların çoğunu kapsayan bu haklara, İslam’a aykırı olduğu düşüncesiyle en çok din adamları karşı çıkmıştır. Fakat, 1978-1979 yıllarını kapsayan İslam Devrimi hareketine kadınlar çok büyük destek vermişlerdir. Devrim sırasında Ayetullah Humeyni’nin çağrısı üzerine siyah çarşaflarını giyip yollara dökülen kadınlar, devrimin simgesi olmuşlardır. Kadınlar, devrime büyük destek vermelerine rağmen, devrimden sonra İslami rejim tarafından birçok alanda kısıtlanmışlardır. Bu çalışmada İranlı kadınların devrimden sonra kaybettikleri haklar ve devlet tarafından toplum içerisindeki belirlenmiş olan rolleri açıklanmıştır. Birçok kadın, devrimden sonra yapılan haksızlıklara kayıtsız kalmamış ve ülkede pek çok direniş hareketi başlamıştır. Bu hareketler bazen sokaklarda yapılan eylemler olarak , bazense sessiz bireysel eylemler olarak kendilerini göstermişlerdir. 1990’larda ise İran’da İslami feminizm hareketi doğmuş ve kadınlar İslam’ın ana kaynağı olan Kur’an’ı Kerim’i kendileri yorumlamaya başlamıştır. Böylelikle İran’da, İslam’ın eril bir tahakküm olarak kadınlar üzerinden gerçekleştirilmek istendiği anlaşılmıştır. İran kadınları hakkında birçok çalışma ve araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın literatüre katkısı ise, İranlı kadınların sonucunda zarar göreceklerini bildikleri bir devrime neden ve hangi amaçla destek verdikleri konusuna ışık tutmasıdır. -------------------- This thesis focuses women’s position in society and the state, After 1979 Iranian revolution. Women in Iran, within a traditional Islamic society, have been exposed to gender inequality. The only time that gender equality was achieved was during the Pahlavi dynasty. Over the course of the Pahlavi dynasty, the subordinate position of women in society was tried to be raised. As a result, women were granted certain rights and freedoms. These rights, covering most of the areas such as education, social, the political and the family, were most opposed by clergy with the idea that it was against Islam. However, women gave great support to the Islamic revolution movement which covers 1978-1979 period. During the revolution, upon the call of Ayatollah Khomeini, women wearing black sheets and taking to the streets have become the symbol of the revolution. Although women supported the revolution highly, after the revolution, they were restricted in many areas by the Islamic regime. In this study, the rights lost by Iranian women after the revolution and their roles in society determined by the State are explained. Many women were not indifferent to the injustices inflicted on them after the revolution and many rebellions started. These movements sometimes manifested themselves as actions on the street and sometimes as silent individual actions. In 1990s, the movement of Islamic feminism in Iran was born and women began to interpret the Quran, the main source of Islam, by themselves. Thus, it was understood that Islam was intended to be realized through woman as a masculine domination in Iran. Many researches and studies have been done on Iranian women. The contribution of this study to the literature is to shed light on the cause and purpose of a revolution that Iranian women knew they would suffer as a result.