Türk romanında ruslar


Thesis Type: Doctorate

Institution Of The Thesis: Marmara Üniversitesi, Turkey

Approval Date: 2009

Thesis Language: Turkish

Student: Fatih Özdemir

Consultant: SEMA UĞURCAN

Abstract:

Türk Romanında Ruslar ismini taşıyan bu incelemede, içeriğinde Rus kahraman bulunan ya da Ruslarla ilgili değinmeler olan romanlar ele alınmıştır. Başlangıcından günümüze kadar, Türk romancılarının Rusları işleme sebepleri ve onlarla ilgili ürettikleri imajların tespiti araştırmamızın temelini oluşturmaktadır. Tanzimat romanından itibaren Rusya ve Ruslar, Türk romanında öteki olarak yerini alır. Özellikle on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda iki ülke arasında yoğunlaşan savaşlar ve bu savaşlarda ortaya çıkan düşmanlıklar, Cumhuriyet dönemi Türk romanına kadar Rusları işleyen romanlara hâkim olan hemen hemen tek konudur. Tanzimat yıllarında Ahmet Midhat Efendi, Rus yayılmacılığını dile getiren ve düşman Rus imajını ilk defa işleyen romancı olarak öne çıkar. Meşrutiyet romanında ise Türkçülük anlayışının etkisiyle Ruslar karşı taraf olarak ele alınmaya devam edilmiş ve Türk milletinin en büyük düşmanı olarak gösterilmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar Rusları anlamaya çalışan tek yazar yine Ahmet Midhat Efendi’dir. Cumhuriyet dönemi Türk romanında, Türk-Rus ilişkilerinin tek boyutlu olmaktan çıkması romanlarda da gözlemlenir. Bu dönemde karşımıza çıkan ilk Rus imajı yakın dönemde yapılan savaşların etkisiyle Rusların düşman olarak ele alınmasıdır. Rusya’da Bolşevik Devrimi’nin gerçekleşmesi ise Ruslarla ilgili yeni algılamalar yaratmıştır. Millî Mücadele yıllarındaki Türk-Rus yakınlaşması, bu duruma olumlu ve olumsuz bakan yazarlar tarafından konu edilmiştir. Rusya’daki gelişmelerin bir sonucu olarak Türkiye’ye gelen Beyaz Rusların, özellikle İstanbul’un sosyal hayatı üzerindeki etkileri tüm yönleriyle Türk romanında görülür. Yine Türk romanında Soğuk Savaş yıllarındaki çatışmaların işlenmesi Ruslarla ilgili bir konu olarak belirir. Yazarlar ideolojik bağlılıkları doğrultusunda, Rusya’yı ya şer odağı ya da insanlığın kurtarıcısı bir toplum olarak değerlendirmişlerdir. 1990’dan sonra ise ideolojilerin önemini kaybetmesi ve kültürlerarası yakınlaşmaların artması sonucunda Ruslar daha olumlu özelliklerle karşımıza çıkar. Bu dönemde Soğuk Savaş yıllarındaki anlayışlarla hesaplaşmalar ve 1990 sonrası yeni değerlerle ortaya çıkan Rusya’yla ilgili değerlendirmeler, Türk romanında Ruslarla ilgili daha önce ele alınmayan konulardır. Birbirinin kaderinde yüz yıllardır etkili olan iki ülke ilişkilerinin bütün aşamaları ve kabaca dostluk ya da düşmanlık içeren Türk-Rus karşılaşmaları, bütün yönleriyle Türk romanına yansımıştır. Bu ilişkiler, çeşitli olumlu ya da olumsuz imajlarla beliren pek çok Rus kahraman aracılığıyla iletilmiştir. Türk romanında Rusların izini sürmek Türk yazarlarının ve dolayısıyla Türk toplumunun yabancıya bakış açılarını gösterir. Tarihî ve sosyal olayların etkisinde ortaya çıkan Rus imajları, aynı zamanda Türk yazarlarının zihniyet dünyalarına da ışık tutmaktadır. ABSTRACT In this analysis with the name of Russian in Turkish Novel, novels which include a Russian hero or a subject about Russian are examined in detail. The basis of this examination consists of the reasons of why Turkish novelists take Russian as the subject of novel and created images about them. Dating from Tanzimat period, Russia and Russian take its place in Turkish novel as “the Other”. Especially in the eighteent and nineteenth century, until the Republic Period, the wars and the hostility depending on these wars between two countries is almost the only subject of novels about Russian. In Tanzimat Period, Ahmet Mithat Efendi is the first novelist who expressed Russian expansionism and took Russian images as the subject of novels. In the (Mesrutiyet) constitutional novel, with the effect of Turkism movement, Russian are still considered as “the other” and are shown as the biggest enemy of Turkish people. Until the Republic Period, the only author who tried to understand Russian was Ahmet Mithat Efendi. In the Republic Period Turkish novels, it is observed that the relationship between Turkish-Russian goes beyond unidimentional relation. The first Russian image that appears in novels is “enemy Russian” with the influence of wars between two countries. Bolshevik Revolution in Russia created new perception about Russian. In the years of Milli Mücadele (National Struggle), the closer relationship between Russia and Turkey has become a subject for authors, positively or negatively. As a result of improvements in Russia, the influences of White Russian who come to Turkey, especially in the field of İstanbul’s social life, are seen with all parts in Turkish novel. Also, the conflict in Cold War Period is seen as a subject about Russian. Authors, according to their ideological thought, have evaluated Russia as the evil or the rescuer. After 1990, because of the reason that ideologies have lost their importance and relations between cultures has become closer, Russian appear with more positive characteristics. All aspects of the relations between two countries which have a big effect at the destiny of each other for centuries, have reflected in Turkish novel with all direction. These relations are shown by Russian heroes with positive or negative images. The trail of Russian in Turkish novel, demonstrate us the viewpoint of Turkish authors and Turkish people about Russian. The Russian images that appear with the effects of historical and social events, bring light to the mentality of Turkish authors.